Geçmişten bugüne İstanbul’un kalbi, o eski zaman hanımefendi ve beyefendilerin caddede paltosunun önünü kibarlıktan açmadığı, önünden geçen herkese nezaketten yol verdiği ve bundan dolayı gidecekleri her yere geç kaldığı Beyoğlu…

Her bir semtinde ayrı bir kültürün kendini gösterdiği, yaz, kış her daim hareketli olan sokakları ile geçmişle bugünün karmasını yansıtan semt…

Elbette yok artık o eski İstanbul’un şaşalı havası. Her bir köşesi yapılarla ve dünyanın dört bir yanından akın eden turistlerle dolu bir ilçe… Eski dönemlerde anne ve babamızdan dinlediğimiz masalımsı havasına veda etmiş gibi bakıyor artık… Birçoğumuzu bu şekilde düşündüren görüntüler ile çevrelense de bugün hala gezilip görülecek ve o eski Beyoğlu havasını tadabileceğiniz köşeleri var.

Beyoğlu'nun Yitirmediği Büyüsü

Beyoğlu’nun Yitirmediği Büyüsü

Rum ve Ermeni mimarisinin en gösterişli hallerine tanıklık edebileceğiniz Beyoğlu aslında kıyıda köşede kalan izlerinin o muhteşem heybeti ile bizi karşılar. Gece ve gündüz hayatı kaçırmayan bir akışa sahip olması ile İstanbul’un en hareketli noktasıdır. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği bu tarihi yer, bölüm bölüm her bir çağa kucak açar.

Beyoğlu’nun kalbi diyebileceğimiz Taksim, İstanbul’un buluşma noktalarından biridir. Buranın göz bebeği İstiklal Caddesi oldukça uzun ve sağlı sollu pek çok markanın buluştuğu yerdir. Her bir köşesi farklı uygarlıkların gözde mimarileri ile çevrili olan cadde genellikle alışveriş ve eğlence amacı ile tercih edilir.

Beyoğlu Galatasaray Lisesinin arkasındaki Fransız Sokağı, “Cezayir Sokağı” olarak da bilinir. İstanbul’un kültür, sanat ve eğlence anlamında popüler bir noktası olan sokak, son yıllarda büyük bir restorasyon döneminden geçmesi sonucu gözde bir destinasyon haline geldi. Eski binaların iç ve dış tasarımları yenilenip, boyanması sonucunda oldukça ilgi çekici bir görünüm kazanan Fransız Sokağı aynı zamanda şehrin gastronomisi adına da geniş seçenekler sunar. Etrafında pek çok sanat galerisinin de yer aldığı bölge, büyüleyici atmosferi sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağınız yerdir. Kırmızı ağırlıklı pembe, turuncu ve sarı binaların arasında harika vakit geçirebileceğiniz Fransız Sokağı, aynı zamanda dünyaca ünlü fotoğraf sanatçıları tarafından da yılın dört mevsimi rağbet görür.