Eski adıya Seraglio olarak bilinen ve İstanbul halkının vazgeçilmez gezi ve dinlence noktalarından biri olan Sarayburnu'nu Haliç ve Marmara Denizi'ni ayıran bir promontroydir. Bölgede Gülhane Parkı, Topkapı Sarayı yer alır. Burası 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine eklenmiş önemli tarihi bölgedir.

Özellikle haftasonları buraya gelip banka oturup, tarihi atmosfer içinde, denizi izlerken diğer yandan çayınızı

seraglioda gezinti keyfi 1 scaled e1585400681376 300x192 Seraglioda Gezinti Keyfi

Seraglio'da Gezinti Keyfi

yudumlamak, arkadaşlarınızla sohbet etmek günün en güzel aktivitelerinden biri olacaktır. Tüm hafatının iş veya okul yorgunluğunu burada rahatlıkla atabilirsiniz. Stersten uzak, size huzur verecek eşsiz bir manzarayla başbaşa kalmanın mutluluğunu hissedeceksiniz.

Sarayburnu'nun geniş bir tarihi geçmişe sahiptir. İlk olarak buraya neolotik dönemde yerleşimler olmuş yani M.Ö.6600 yılında… Yerleşik hayat 1000 yıl sürmüş, daha sonra denizin yükselmesiyle ve sular altında kalmasıyla halk iç kesimlere doğru yönelmiş. Yapılan kazılar sonucunda bulunan eserler, Türkiye'de bulunan diğer eserlerle birbirene benzer özellikler ortaya çıkmış.

Sarayburnu‘nda M.Ö.13-11. yüzyılda Lygos isminde, Trakyalı kabileler tarafından yerleşim olmuş. Semistra ve Yaşlı Pliny'nin tarihi hesaplarında da bu yerleşim yeri geçmektedir. Topkapı Sarayı'nın bulunduğu yerde ise Lygos'a ait duvarlar ve altyapılar günümüze kadar gelmiştir. Bu kalıntıları görebilirsiniz. Antik Bizans döneminde ise akropol ise yine Topkapı Sarayı'nın bulunduğu yerdedir.

Bir rivayete göre ise M.Ö.667 yılında Kral Byzas önderliğinde Atina yakınlarında bulunan Megara'dan eski Yunan yerleşimciler Sarayburnu'nda Bizansı kurmuşlardır. Bundan önceki yıllarda ise M.Ö.685 yılında Megarans, Boğazlar boyunca Anadolu yakasında Kalsedon'u yani Kadıköy'ü kurmuşlardı. Bu yüzden İstanbul'un en eski yerleşim yeri Anadolu Yakası'nda bulunmaktadır.

Kalkolitik dönemde ise M.Ö.5500-3500 yılları arasında Fikirtepe höyüğü gibi kalıntılar günümüzde yer almaktadır. Kadıköy ise antik dönemde yani Megaranlardan önce Fenikeliler tarafından keşfedilmiş büyük bir liman kentiydi. Antik dönemlerde Sirkeci ve Eminönü'nün bulunduğu bölgeler Prosphorion ve Neorion limanları olarak iki doğal liman bulunuyordu. O dönemlerde Sarayburnu çok daha belirgin bir yerdi. Sonraları bölge Haliç, Deniz Duvarları ve Marmara Denizi'nin kesiştiği nokta oldu. Bizans dönemine gelindiğindeyse Hagios Demetrios olarak anılıyordu. Osmanlı döneminde ise demiryolu inşası sırasında yani 1871 yılında buradaki surların büyük bir bölümü yıkıldı. Ancak kalanlar günümüzde sağlam bir şekilde ayakta duruyor.

Sarayburnu yukarıda da anlattığım gibi büyük bir tarihi geçmişe sahip burada attığınız her adım ayrı bir anlam taşıyor. Sahilde yürüdüğünüzde antik çağdan günümüze doğru yol almış oluyorsunuz. Bölgede gerek deniz altında gerekse toprak altında gün yüzüne çıkmamış kalıntılar bulunuyor kısacası Sarayurnu tarihi gizemini tüm ihtişamıyla koruyor.