Batıdan doğuya, kuzeyden güneye Türkiye'nin tam olarak orta kısmındaki yerini alan Kayseri; günümüzün tarihi, kültürel ve kış sporları anlamında öne çıkan bir turizm merkezidir.

Anadolu'nun karanlık dönemlerine kadar uzanan genişçe bir tarihe ev sahipliği yapan Kayseri, özellikle Selçukluların önemli merkezlerinden biridir. Bugün hala gerek şehir merkezinde, gerekse ilçelerinde bu döneme ait eşsiz yapılar orijinalliğini korur. Anadolu topraklarının batıdan ve doğudan ulaşılabilir noktalarından olduğu görülen Kayseri bu özelliği ile beraber çeşitli çağlarda ticaret yollarının önemli kesişim noktalarından biri olarak varlığını sürdürdü. Şehrin geneli kervansaraylar, hanlar ve medreseler bakımından oldukça zengin bir görünüme sahiptir. Selçuklu ve Osmanlı döneminin kültürel ve tarihi anlamda devamı mahiyetinde olduğu görülen kent, gastronomi alanında da bunu cömertçe sergiler. Tarih boyunca Türklerin damak tatlarına hitap eden çeşitli hamur işlerinin usta ellerde anlam kazandığı Kayseri, aynı zamanda pastırması ve sucuğu ile de gastronomi alanında marka bir şehirdir.

Talasın Kozmopolit Serüveni 2 300x222 Talasın Kozmopolit Serüveni

Talas'ın Kozmopolit Serüveni

Günümüzde Türkiye'nin sanayi, ulaşım, eğitim ve şehir mimarisi alanında oldukça gelişmiş şehirlerinden olan Kayseri, aynı zamanda kentin genelinde düzenli bir görünüme sahiptir. Eski ve yeninin bir arada kozmopolit özellikler sergilediği merkez, bu özelliğini insanların kültürel özelliklerine de fazlasıyla yansıtır.

Şehrin metropol ilçelerinden olan Talas, Kayseri şehir merkezine tramvay ile yaklaşık 15 dakika sürüyor. Burası kentin en eski çağlarından beri varlığı bilinen ilk yerleşimidir. Anadolu topraklarının dini, dili ve kültürü farklı insanların karmasından oluştuğuna önemli bir örnek teşkil eden Talas, yüzyıllar boyunca Müslüman ve Gayrimüslim halkın bir arada yaşadığı coğrafyadır. Ali Dağının eteklerine kurulu olan ilçe, eskiden olduğu gibi bugünde hala kendi içinde eski ve Yeni Talas olarak ikiye ayrılır.

Mazaklar, Kapadokyalılar, Romalılar, Bizanslar ve Osmanlıların egemenliği altında kalan Talas, sosyal ve kültürel anlamda bugün yerli ve yabancı gezginler tarafından beğeni kazanır. Öyledir ki yerleşim asırlara uzanan taş evleri, mağaraları, kiliseleri, manastırları ile koca bir tarihi kucaklar. İlçenin en dikkat çekici yapıları arasında özellikle Ermenilerin ve Rumların yaptırdığı bağlar ve meyve bahçeleri arasında yer alan cundalı evleri dikkat çeker. İri moloz taşlardan meydana gelen bu evler Talas'ın cazibe merkezi haline gelmesine vesile oldu.