TatilCity.NETTatilCity.NET

Isparta Gezi Rehberi

Isparta Gezi Rehberi

Isparta Gezi Rehberi

Isparta, Akdeniz Bölgesi’nin batı bölümünde ve iç kesiminde bulunur. 'Göller Bölgesi'nin merkezi konumunda olan Isparta, doğudan Konya’nın Beyşehir, Doğanhisar ve Akşehir ilçeleri; kuzeyden Afyon’un Çay, Şuhut, Dinar ve Dazkırı ilçeleri; batıdan Burdur’un Merkez, Ağlasun ve Bucak ilçeleri; güneyden ise Antalya’nın Serik ve Manavgat ilçeleri ile çevrilidir. İlde Merkez ilçe ile birlikte, Aksu, Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler, Şarkikaraağaç, Uluborlu, Yalvaç ve Yenişarbademli olmak üzere 13 ilçe yer alır. Merkez ilçeden sonra en büyük ilçe Yalvaç iken en az nüfusa sahip ilçe ise Yenişarbademli ilçesidir.


Isparta'nın yüksek ve engebeli olan toprakları, kuzeydoğudan ve doğudan Sultan Dağları, Beyşehir Gölü, Göl Dağları’nın güney uzantıları, güneyden Antalya Havzası’nın yüksek kesimleri, batıdan ve güneybatıdan Karakuş Dağları, Söğüt Dağları, Burdur Gölü ile Ağlasun ve Bucak yaylaları gibi doğal sınırlarla çevrilidir. Isparta toprakları engebeli bir yapıdadır. Yörede yüksekliği 3 bin metreyi bulan dağların yanı sıra ova ve vadi özelliğindeki düzlükler ve çeşitli tabii göller kentin doğa yapısında belirleyicidir. Öte yandan


Isparta ili, Akdeniz iklimi ile Orta Anadolu bölgesinde etkili olan karasal iklim arasındaki geçiş bölgesinde yer alır. Bu sebeple il sınırlarında her iki iklim özelliklerini görmek mümkündür. İlde yarı kurak, az nemli, kışları serin, yazları sıcak bir iklim etkisini gösterir. Isparta'nın Akdeniz’e yakın olan güney bölgelerinde Akdeniz iklimi görülür. Yazları sıcak ve kurak, il merkezinde kışlar kentin, kuzey bölümlerine oranla daha ılık ve yağışlıdır. Kuzeydoğuya gidildikçe karasal iklim özellikleri kendini hissettirmeye başlar. Kışları ise oldukça soğuk olan Isparta'da kuzey bölgelerinde daha az yağış görülür.


İklim ve coğrafi yapı ilin florası ve faunasının gelişmesinde etkili oldu

Isparta; iklim, yükseklik ve toprak yapısı açısından farklılık teşkil eder. Buna bağlı olarak bitki örtüsünde de çeşitliliğe rastlanır. Yılın her mevsiminde farklı bitki örtüsü ile değişik bir peyzaj sergileyen Isparta; ormanlar, meralar ve tarım alanları yörenin bitki örtüsünde öne çıkan başlıca doğal alanlardır. Yöredeki ormanlarda en çok görülen ağaç türleri ise; karaçam, kızılçam, katran, ardıç, sedir ve meşe ilk akla gelenlerdir. Ayrıca belli yüksekliklerde de yabani zeytinliklere de rastlamak mümkündür. Meyil oranı yüzde 25’e ulaşan bölgede, dağlık arazilerde ve tepelerde keçi otlatılmaya elverişli meşe fundalıkları bulunur. İl içindeki ovalarda, her türlü hububat (buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, mahlut gibi), sanayi bitkisi (şekerpancarı, tütün, anason, keten, kenevir, ayçiçeği, susam gibi), hayvan yemleri (yonca, karınga, fıg, burçak gibi) sert ve yumuşak çekirdekli meyve ağaçları (elma, armut, kayısı, şeftali, erik, zerdali, kiraz, vişne, badem, ceviz, nar, zeytin, muşmula, üzüm gibi), yaz ve kış aylarında yetiştirilen sebzeler (domates, biber, patlıcan, kabak, bamya, hıyar, börülce, taze fasulye, lahana, havuç, pırasa gibi), bakliyatta (bakla, fasulye, nohut, mercimek gibi), kavun, karpuz, soğan, sarımsak, patates bitkileri görülür. Bölgede geniş üzüm bağlarına ve gül bahçelerine de bulunur. İl genelinde yaylalar mart ayı itibarıyla yaz aylarında renk renk çiçeğe farklı görünüm ve kokuda yabani otlar büyüleyici bir güzellik sergiler.


Isparta'da iklim, topografya ve bitki örtüsünün çeşitliliği yörede birçok evcil ve yabani hayvan türlerinin yaşamasına ve yetiştirilmesine olanak veriyor. Bu da ilin florası kadar faunasının da gelişmesine neden olmuştur. Isparta yabani hayvan türleri bakımından zengin bir bölgede bulunur. İldeki yabani hayvanlar arasında; yaban domuzu, sansar, porsuk, tilki, tavşan, sincap, kurt, karaca, alageyik, dağ keçisi, pars, ayı ile kuş türlerinden yaban ördeği, keklik, angut, çulluk, karakarga, saksağan, sülün ve kaz çeşitleri öne çıkar. Yörede, her türlü evcil hayvana da rastlamak mümkündür. Sığır, koyun, keçi ve kümes hayvanlarının tüm çeşitleri bulunur. Bazı yerleşimlerde evcil hayvancılık modern işletmelerde yapılır. Ayrıca, Isparta'da tatlı sularda; levrek, sazan, kara yengeci gibi su ürünleri çeşitlerine rastlanır.


Hava ve karayolu ile Isparta'ya ulaşım oldukça konforlu ve rahat

Isparta’ya gitmek için hem havayolu hem de karayolu kullanılabilir. Havayolunu kullanmak isteyenler için şehirde Süleyman Demirel Havaalanı bulunur. İstanbul'dan bu havaalanına seferler düzenlenir. Dönemsel yoğunluğa göre sefer sayısı artırılabilir. Diğer illerden veya ülkelerde hava yolunu kullanarak gelmek isteyenler, İstanbul aktarmalı olarak Isparta'ya ulaşım sağlayabilirler. Eğer İstanbul'dan gelecekseniz uçuş süreniz yaklaşık bir saat sürer. Süleyman Demirel Havaalanı, Isparta merkezine 35 kilometre mesafededir. Karayolunu tercih edenler için Isparta'ya her gün birçok otobüs firması değişik illerden sefer düzenliyor. Gül ve lavanta hasatları sırasında şehre olan ilgi fazla olduğundan biletler bu dönemde daha erken tükenir. Söz konusu dönemde Isparta’ya gitmek isteyenleri erken davranmaları konusunda uyarıyoruz.


Demiryolu

Bozanönü’nden ayrılan 14 kilometrelik bir tek hatla Isparta il merkezi Türkiye'nin demiryolu ağına bağlanır. Isparta ili sınırları içindeki demiryolu hattının uzunluğu 88.7 kilometredir. Demiryolu hattındaki yenileme çalışmaları ile yolculara daha güvenli ve konforlu tren taşımacılığının yapılması hedefleniyor.


Karayolu

Kentin diğer illerle karayolu bağlantıları Afyonkarahisar, Konya ve Antalya üzerinden sağlanıyor. Isparta ilindeki bütün ilçe merkezlerine olan karayolu bağlantılarının tamamı asfalttır. Isparta’daki toplam köy yolu ağı 2 bin 47 kilometredir. Bazı dönemlerde istek doğrultusunda ek seferlerde konuluyor. Kişisel aracıyla Isparta'ya gelecekler için mesafe; İstanbul'dan altı saat, Ankara'dan beş saat, Antalya'dan ise yaklaşık iki saat sürüyor.


Havayolu

Isparta’ya 20 kilometre uzaklıkta bulunan Süleyman Demirel Havalimanı’nda yurt dışı ve içi uçuşlar yapılıyor. Isparta Süleyman Demirel Havalimanı 1997 yılında hizmete girdi. Süleyman Demirel Havalimanı toplam 5 bin 400 metrekarelik iç ve dış hattı alanına sahiptir. Türk Hava Yolları (THY) tarafından haftanın yedi günü Isparta Süleyman Demirel Havalimanı ile İstanbul Atatürk Havalimanı arasında karşılıklı seferler düzenleniyor. Ayrıca haftanın her günü karşılıklı olarak Isparta ve Burdur Belediyeleri taraflarından ücretsiz servisler havaalanı taşıma hizmeti veriliyor.

Isparta Gezi Rehberi

Isparta Gezi Rehberi


Yörenin dağlık yapısı doğa sporlarını çeşitlendiriyor

Dağ turizmi

Yörenin dağlık bir yapıya sahip olması diğer turizm çeşitlerini olduğu kadar dağ turizminin de gelişmesinde etkili oldu. Yörede bulunan Davraz, Barla, Dedegöl, Akdağ, Sarpdağı, Bozburun ve Eğirdir Sivrisi dağları, doğa severleri değişik rota ve parkurlarla zirve yapabilecekleri spor aktivitelerine ev sahipliği yapıyor. Isparta bölgesinde dağ ve doğa sporları konusunda faaliyet gösteren birçok STK ve dernekler bulunuyor. Eğer doğa sporlarını seven bir gezginseniz, Isparta'ya gitmeden önce bu derneklerle iletişim kurmanız ve etkinlik takvimlerini takibe almanızı tavsiye ediyoruz.


Yamaç paraşütçülüğü

Isparta’da Single ve Tandem uçuşları şeklinde yamaç paraşütçülüğünün yapıldığı elverişli alanlar bulunur. Bu amaçla çevre illerden Isparta’nın değişik yerlerine gelen hava sporcu sayısı her geçen gün artıyor. Yamaç paraşütçülüğü Eğirdir ilçesinde Karatepe mevkiinde 550 ila 650 metre kuzey ve 350 metre güney, Akpınar köyü 250 metre kuzeydoğu, Eğirdir Sivrisi bin 700 metre kuzeydoğu ve Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi bin 800 metre doğu pistlerinden yapılıyor. Uçuş pist alanlarına araçla ulaşım sağlanabilir. Single ve tandem uçuşları için kalkış ve iniş alanlarını ise şöyle sıralayabiliriz:


Tandem uçuşları;


Davraz Dağı Kayak Evi doğu yakası - Kul Ovası


Eğirdir Karatepe - Altınkum Plaj Alanı


Eğirdir Karatepe - Bedre Plaj Alanı


Eğirdir Sivrisi - Canada açıkları


Akpınar Köyü alanlarından yapılır.


Kış sporları

Davraz Dağı Karlıyayla Kış Sporları Turizm Merkezi, dağcılık sporunu sevenlerin tercih ettiği mekanların başında geliyor. Doğal dokunun yumuşaklığı ve mükemmel kar kalitesi ile amatör kayakçılara tehlikesiz rotalar, profesyonel kayakçılara ise istedikleri gibi kayabilecekleri sekiz kilometreye ulaşan benzersiz parkur alanları sunuyor. Kayak merkezinde bulunan saatte bin kişiyi taşıyabilen bin 200 metre ve saatte 800 kişiyi taşıyabileyecek 936 metre uzunluğunda iki adet telesiyej bulunur. Ayrıca saatte 800 kişiyi taşıyabilme kapasitesine sahip 624 metre uzunluğunda bir adet teleski ile 300’er metre uzunluğunda iki adet babylift ile Eğirdir Gölü’nün doyumsuz manzarasını izleyebilirsiniz.


Kayak pistlerinin rakımı, mevcut mekanik tesislerle ulaşılabilen bin 650 metre ve 2 bin 150 metre arasında değişiyor. Sekiz dakikada ulaşılan dağ evi kafeteryasında dinlendikten sonra; kuzey disiplini, Alp disiplini, tur kayağı, snowboard, dağcılık, botanik gözlemciliği veya trekking aktiviteleri yapabilirsiniz. Kayak Merkezi'ndeki mavi renkli pistler yeni, başlayan kayakçılar için, kırmızı renkli pistler orta düzeyli kayakçılar için, siyah renkli pistler ise usta kayakçılar için ayrılan pist alanlarıdır. Aralık ayında başlayan nisan ayının sonuna kadar süren kayak sezonunda, kar kalınlığı ortalama 200 santimetreye kadar ulaşıyor.


Davraz Dağı Karlıyayla Kış Sporları Turizm Merkezi, Isparta il merkezine 26 kilometre, Süleyman Demirel Havalimanı’na 50 kilometre, Antalya il merkezine ise 154 kilometre mesafededir. Ulaşım sorunu yaşanmayan turizm merkezinde isterseniz günübirlik turlarla isterseniz uzun süreli tatil planlarınız için yeterli sayıda konaklama tesisi bulunur. Kayak Merkezi'nde üç adet dağ kafeteryası; dört yıldızlı ve 280 yatak kapasiteli ve 84 yatak kapasiteli, ayrıca 60 yatak kapasiteli oberj olmak üzere üç adet otel tesisi bulunur. Kayak Merkezi'ne sekiz kilometre mesafededir. Bu konaklama tesislerine ilave olarak, Davraz’ın giriş kapısı olan Çobanisa Köyü’nde de, doğaya uygun 24 yatak kapasiteli bir adet pansiyon yer alır. Bölgeye yönelik ziyaretiniz sırasında Eğirdir ve Isparta’da bulunan otellerden de yararlanabilirsiniz.


Mağara turizmi

Orta Toroslar’ın batısında yer alan Isparta Bölgesi, mağara oluşumu bakımından da Türkiye'nin en yoğun illeri arasındadır. Bu bölge jeolojik zamanlarda geçirdiği yer hareketleri sonucunda kıvrımlı ve kırıklı yapıların oluşmasına olanak tanımıştır. Bölgede MTA Genel Müdürlüğü, 28 adet mağaranın varlığını tespit etmiştir. Bunların içinde; Zindan Mağarası’nın mimari projesi çizilip turizme kazandırılmıştır. Ayrıca, üç adet mağaranın da mimari projesi tamamlanmış konumdadır.


Su sporları turizmi

Eğirdir Gölü, günün değişik zamanlarında farklı renklerin güzelliğini yansıtan görüntüsü, gün batımında seyrine doyum olmayan manzarası, berrak suyu ve temiz plajları ile doğa harikası bir konumdadır. Yüzme, yelken, sörf ve kürek gibi spor branşlarının yanı sıra balık avcılığı da yapılabilen


Eğirdir Gölü’nde; paraşüt, jettaki, su bisikleti, su kayağı, banana gibi faaliyetler yapılabilir. Eğridir ilçesinin 29 kilometre güneyinde bulunan Kovada Gölü Milli Parkı’nda amatör balık avcılığı, su sporları, kuş gözlemciliği, dağcılık, trekking ve kamp yapma imkanı bulabilirsiniz.

Isparta - Kültür, Tarih, Yemek

Isparta - Kültür, Tarih, Yemek


Arvaza oldu Isparta...

Isparta ve çevresinde ilk varlık gösteren medeniyet, Hititlerdir. Hititler zamanında bölgenin ismi 'Arvaza' olduğu biliniyor. Hititlerin yıkılmasından sonra Lidyalıların ele geçirilir. M.Ö. 4. yüzyılda Lidyalıların elinde bulunan bölgenin Kızılırmak batısındaki toprakları Persler istilâ edilir. Makedonya Kralı İskender, doğu seferine çıktığında Perslerden bu bölgeyi alır. İskender’in ölümü ile Makedonya Krallığı arasında paylaşılan Isparta ve civarı Selevkos Devleti tarafından işgal edildi. Roma İmparatorluğu M.Ö. 1. yüzyılda Selevkos Devleti'ni mağlup edince, Isparta ve civârı Roma hâkimiyeti altına girdi. Söz konusu tarihte 'Psidia' adıyla bilinen Isparta, küçük bir şehir konumundaydı. Roma İmparatorluğu M.S. 395’te ikiye ayrılınca Isparta bölgesi, Doğu Roma’nın tarafında kaldı.


1071 Malazgirt Zaferi'nin ardından Türkler, Isparta ve çevresini Bizans'ın elinden alsa da Birinci Haçlı Seferi'yle Bizanslılar bu bölgeyi tekrar ele geçirdi. Selçuklu Türkleri, 1203 yılında bölgeyi tekrar Bizanslılardan geri aldı. 1300 yılının ardından Eğirdir’de bulunan Hamidoğulları Beyliği Isparta ve çevresini Türkiye Selçukluları ve İlhanlılara bağlı olarak idâre etti. 1335’te İlhanlılar târih sahnesinden silinince Isparta bölgesi, Sultan Murâd Han döneminde 80 bin Osmanlı altını karşılığı satın alındı. 1391’de Yıldırım Bâyezîd Hân, Isparta’nın geri kalan bölümünü ve Hamidoğulları Beyliğini de Osmanlı Devletine kattı. Osmanlı döneminde Isparta, Anadolu Beylerbeyliği'nin 14 sancağından birine, Konya eyâletinin beş sancağından birine merkez konumuna ulaştı. Bereketli toprakları ve uygun iklimi ile birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Cumhuriyet döneminde il statüsüne ulaşan Isparta'nın halihazırda 13 ilçesi bulunuyor.

Her biri ilçesi başka bir doğal güzelliğe sahip kentte, tarihin izlerini görebilirsiniz

Gelendost

Isparta il merkezinin kuzeyinde, Eğirdir Gölü’nün 10 kilometre içinde kurulu olan Gelendost ilçesi 624 kilometrekare yüzölçümüne sahiptir. Deniz seviyesinden 940 metre yükseklikte olan ilçede, iklim Akdeniz ve karasal iklim arasında geçiş özelliği gösterir. İlçede bitki örtüsü olarak pırnal ve çalılıklar egemendir. Cumhuriyet döneminde 1930 yılında Afşar’ın yerine nahiye olan Gelendost ilçesi, ardından 1954 tarihinde ilçe statüsüne ulaştı. Gelendost, Isparta-Konya karayolu üzerinde yer alır. Isparta’ya 81 kilometre uzaklıkta bulunan ilçenin, tüm kasaba ve köylerine ulaşmak son derece kolaydır.


Atabey

Atabey ilçesi; kuzeyden Senirkent ve Uluborlu, batıdan Gönen, güneyden merkez ilçe Isparta, doğudan da Eğirdir ilçeleri ile komşudur. İlçenin kuzeyi ve batısı Barla Dağı çevrelemiştir. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu Barla Dağı’nın güneyinde yaklaşık bin 500 metre yüksekliğinde platolara rastlamak mümkündür. Bu platolarda zengin çayır otları da bulunur. Isparta Ovası’nın kuzeye doğru uzantısı olan ova, denizden 959 metre yüksekliktedir. Isparta Ovası’ndan Araptepe, Bozanönü, Erenler ve Çeşme tepeleriyle ayrılan ilçe, ovanın dağlara doğru yükselen kesiminde meşe koruluklarını görmek mümkündür. İlçe, Akdeniz ve kara iklimi arasında bir özellik gösterir. Cumhuriyet döneminde, 1926 yılında TBMM kararıyla, Atabey ismiyle anılan belde, 1953 yılında bucak, 1960 tarihinde ilçe statüsüne ulaşmıştır. Atabey ilçesine bağlı olarak, İslamköy kasabası yanında dört adet köy yerleşmesi bulunur. Isparta merkeze iki kilometre mesafede yer alan Atabey ilçesi, 202 kilometrekare yüzölçümüne sahiptir.


Yalvaç

Sultan Dağları eteklerine yayılmış olan Yalvaç ilçesi; doğuda Akşehir, batıda Senirkent ve Afyon ilinin Çay ilçesi, kuzeyde Sultandağı, güneyde ise Ş.karaağaç ve Gelendost ilçeleri ile çevrilidir. Denizden ortalama yüksekliği bin 100 metre yükseklikte olan ilçenin, en yüksek noktası 2 bin 531 metre ile Yalvaç Çay sınırında bulunan Gelincik Ana tepesidir. Akköprü ve Sel Çayları ilçenin iki önemli akarsuyunu oluşturur. Yalvaç, Kumdanlı Hüyüklü ve Yağcılar ovaları ilçe sınırları içinde kalan düzlüklerin başında gelir. Yalvaç ilçesi, Akdeniz ile kara iklimi arasında geçiş özelliği gösteren kendine has bir iklime sahiptir. En fazla yağışın kış mevsiminde en az yağış ise yaz aylarında görüldüğü ilçede, yörede poyraz rüzgarı hakimdir. Yörenin bitki örtüsü ise iklime bağlı olarak, stepotuna benzeyen otluklardan ve makilere benzeyen çalılıklardan, çam, ardıç ve meşeden oluşur. 1840 yılında kaza olarak Konya’ya bağlanan ilçe, Cumhuriyet döneminde Isparta’ya bağlanmıştır. İlçe, bin 415 kilometrekare yüz ölçümüne sahiptir.


Gönen

Isparta’nın kuzeyinde yer alan Gönen ilçesi; doğuda Atabey, kuzeyde Uluborlu, güneybatıda Burdur ili, batıda Keçiborlu ilçesi ile çevrilidir. İlçe, Isparta-Burdur karayoluna beş kilometre mesafededir. İlçe, kuzeyde Tınaz Dağı ve yaylası, Kale Dağı, güneyde Söbü Dağı ile komşudur. 1948 yılından bu yana belediye teşkilatı olan ve Isparta’ya bağlı bir kasaba durumunda konumundayken, Gönen 20 Mayıs 1990 tarihinde ilçe statüsüne kavuştu. İlçenin yüzölçümü 356 kilometrekaredir ve denizden yüksekliği bin 820 metredir. İlçe, Isparta il merkezine 23 kilometre mesafededir.


Uluborlu

Kuzeyinde Dinar, doğusunda Senirkent, güneyinde Atabey, Gönen ve batısında da Keçiborlu bulunan Uluborlu, daha önce Kapı Dağı’nın eteklerinde kuruldu. Ancak 1950 yılında şimdiki bulunduğu Uluborlu Ovası’na taşındı. Uluborlu’nun güneyinde Kapı Dağı ve bunun uzantısı olan Yuvaçça Yaylası, batısında Şalgamlık Tepesi, kuzeyinde Kılıçlayan Dağlar’ı yer alır. İlçenin doğusunda Senirkent Ovası bulunur. Uluborlu ilçesi, coğrafi olarak Akdeniz Bölgesi’nde yer almasına rağmen tam anlamıyla Akdeniz iklimi görülmez. İlçede, Göller Bölgesi ikliminin karakteristik özelliklerine rastlamak mümkündür. Bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçer. Uluborlu, Osmanlı dönemindeki kaza statüsünü Cumhuriyet döneminde de sürdürür. Yüzölçümü 322 kilometrekare olan ilçede; Apollonia Antik Kenti, Uluborlu Kalesi, Alaaddin Camii, Alemdar Camii (Bülbül Camii), Taş Medrese, Cirimbolu Su Kemeri gibi kültürel değerler vardır. Isparta il merkezine 64 kilometre mesafede olan ilçenin başlıca gelir kaynağı, tarım ve hayvancılıktır. Bölgede özellikle Uluborlu Barajı’nın yapılmasından sonra meyve üretimi çağdaş ve modern tekniklerle yapılmaya başlandı. Bu sayede yörede elma, kiraz, ayva, armut yetiştiriliği artmıştır.


Isparta Merkez

Vilayet sisteminde, Isparta Livası adıyla, Konya’ya bağlı bir sancak merkezi olan Isparta, Cumhuriyetin ilanından sonra il statüsüne ulaştı. Isparta merkez ilçeye bağlı üç kasaba ve 22 köy yerleşmesi olan ilçede, 40 tane de mahalle bulunur. Bu mahaller; Bağlar, Bahçelievler, Çelebiler, Çünür, Davraz, Dere, Doğancı, Gülistan, Emre, Gazi Kemal, Gülcü, Gülevler, Halifesultan, Hisar, Hızırbey, İskender, İstiklal, Karaağaç, Keçeci, Kepeci, Kurtuluş, Kutlubey, Modernevler, Pirimehmet, Sanayi, Sermet, Sülübey, Turan, Yayla, Yedişehitler, Yenice, Anadolu, Ayazmana, Binbirevler, Fatih, Halıkent, Mehmet Tönge, Sidre, Vatan ve Zafer mahallelerinden oluşur. Isparta merkez ilçenin yüz ölçümü ise 558 kilometrekaredir.


Keçiborlu

Keçiborlu ilçesi, güneydoğusunda Isparta merkez ilçe, batısında Afyon ilinin Dinar, Dazkırı ve Başmakçı ilçeleri, kuzeyinde Uluborlu ilçesi, güneyinde Burdur ili ve Burdur Gölü ile çevrilidir. İlçede Batı Toros Dağları’nın kuzey uzantıları bulunur. En yüksek zirvesi bin 890 metre ile Akdağdır, Göktepe, Gözlektepe ilçeyi sınırlar. Güney ve doğu tarafında bulunan Kılıç, Senir Gümüşgün düzlükleri ilçenin en önemli ovaları arasında bulunur. Doğal bitki örtüsü bakımından zengin olmayan Keçiborlu, 22 kilometrelik kıyı şeridi ile Burdur Gölü’ne ev sahipliği yapar. Kara ikliminin hakim olduğu ilçede yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. 1948 yılında da ilçe statüsüne geçen Keçiborlu’nun yüz ölçümü 565 kilometrekaredir. Keçiborlu, Isparta il merkezine 39 kilometre mesafededir. Tüm yolların kavşak noktasında bulunan ilçede; Ankara-İstanbul-İzmir demiryolu ve karayolu geçer.


Yenişarbademli

Beyşehir Gölü’nün batısında yer alan Yenişarbademli, Toros Dağları’nın kuzey uzantısı olan Anamas Dağları ile çevrilidir. İlçe doğusunda Beyşehir, batısında Aksu ve kuzeyinde Şarkikaraağaç ilçeleri ile komşudur. Bin 150 metrelik rakımıyla ilçe, Akdeniz ile kara iklimi arasında geçiş özellikleri gösterir. İlçe arazisinin kayda değer bölümünde ormanlar bulunur. İlçe sınırları içinde bulunan Dedegöl Dağı, Isparta’nın en yüksek dağı olarak karşımıza çıkar. 1810 yılında Konya’ya bağlı bir kaza iken, 1868 yılında nahiye olan Yenişarbademli, 1990 tarihinde ilçe statüsüne kavuşur. Tarihte Pisidia Bölgesi sınırlarında bulunan Yenişarbademli’deki kalıntıların Roma ve Bizans dönemlerindeki Gorgorum Antik Kenti dönemine ait olduğu kabul edilir. Yenişarbademli, Şarkikaraağaç üzerinden asfalt yol ile Isparta il merkezine 171 kilkometre mesafede olan ilçenin başlıca gelir kaynakları; tarım, hayvancılık, orman işçiliği ve balıkçılıktır.


Eğirdir

Kuzeyden Yalvaç ve Gelendost ilçeleri, doğudan Ş.Karaağaç ve Aksu ilçeleri, güneyden Sütçüler ilçesi, güneybatıdan Burdur ili, batıdan Isparta merkez ve Atabey ilçeleri ile kuzeybatıdan Senirkent ilçesi ile komşu olan ilçenin kuzey kesiminde Eğirdir Gölü bulunur. Kuzeybatıda Barla Dağı, batıda Davraz Dağı, doğuda ise Dedegöl Dağı ile çevrili olan yörede, Eğirdir Gölü’ne dökülen derelerin vadileri geniş yer tutar. Eğirdir ilçesinin toprakları III. jeolojik zamanından kalma beyaz tebeşir kalkerden oluşur. Oldukça dağlık ve engebeli olan arazi toprakları üzerinde önemli yaylalar bulunur. Eğirdir ilçesinin denizden yüksekliği ortalama 918 metredir. İlçe iklim bakımından Akdeniz ve İç Anadolu iklimleri arasında geçiş özellikleri gösterir. İlçe sınırları içinde yer alan Kovada Gölü, bilinen doğa harikalarındandır. Tanzimattan sonra Konya vilayeti Hamid Sancağı’na bağlı bir ilçe olan Eğirdir, bu özelliğini Cumhuriyet döneminde de korudu. İlçenin yüz ölçümü bib 227 kilometrekaredir.


Aksu

Doğudan Şarkikaraağaç ve Yenişarbademli, güneyden Sütçüler, batı ve kuzeyden de Eğirdir ilçeleri ile komşu olan Aksu, yaklaşık bin 200 metre rakımındadır. Eski adı olan Anamas ilçe, bu adı Anamas Dağı’ndan almıştır. Anamas Dağı’nın yüksekliği 2 bin 388 metredir. Anamas Dağı’nın aşağı yamaçları, step bitkileri ile kermez ve pırnal meşesi gibi ağaçlık ve çalılarla kaplıdır. Yukarı yamaçlarında ise çoğunlukla çam ağacı bulunur. Aksu ilçesi, iklim bakımından İç Anadolu’nun karasal iklim özelliklerini gösterir. Kışları yağışlı ve soğuk, yazları ise kısa ve ılıman geçen ilçenin Isparta merkezine uzaklığı 62 kilometredir. 1988 tarihinde ilçe statüsüne kavuşan Aksu, tarihsel açıdan zengin birikime sahiptir.


Şarkikaraağaç

Şarkikaarağaç ilçesi güneyde Beyşehir, kuzeyde Yalvaç, Akşehir, Doğanhisar, batıda Gelendost ve Eğirdir, doğuda Hüyük, Kuzeybatıda ise Yenişarbademli ile komşudur. İlçenin etrafı kuzeydoğuda Sultan Dağları, batıda Anamas Dağları, güneyde Orta Toros, Karadağ ve Kızıldağ ile çevrilidir. Verimli bir ova üzerine kurulmuş olan ilçe, Beyşehir Gölü’nün bir bölümü ilçe sınırları içinde yer alır. İlçenin iklimi ise; Akdeniz ile kara iklimi arasında, ama daha çok kara iklim egemenliği altındadır. Yazların sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen ilçe tarihi Anadolu tarihinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Şarkikaraağaç, Yalvaç Karaağacı olarak Yalvaç’a bağlı bir kaza iken 1863 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. İlçe statüsü Cumhuriyet döneminde de sürmüştür. İlçenin yüzölçümü bin 232 kilometrekaredir. Isparta il merkezine 120 kilometre uzaklıkta bulunan Şarkikaraağaç, Konya il merkezine ise 157 kilometre mesafededir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır yanı sıra halıcılık da önemli bir gelir kaynağı olarak ilçede öne çıkıyor.


Senirkent

Senirkent, Eğirdir Gölü’nün Hoyran Gölü adı verilen kuzey batısındaki bir vadide bulunur. İlçe; güneydoğusunda Eğirdir, güneyinde Atabey, batısında Uluborlu, kuzeybatısında Afyon iline bağlı Dinar, Şuhut, kuzeydoğusunda Afyon ile komşudur. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise sert ve yağışlı geçen ilçe, 1370 yılında kurulmuştur. 1880’de Uluborlu’ya bağlı nahiye iken 1952 yılında ilçe statüsüne ulaşan Senirkent’in yüzölçümü 600 kilometrekaredir. İlçe, Isparta il merkezine 75 kilometre mesafededir.


Sütçüler

Isparta ilinin güneyinde yer alan Sütçüler ilçesi, doğusunda Konya iline bağlı Beyşehir, Seydişehir ilçeleri, batısında ve kuzeyinde Eğirdir ilçesi, güneyinde Antalya iline bağlı Serik ve Manavgat ilçeleri, güneybatısında Burdur ilinin Bucak ilçesi ve kuzeydoğusunda Şarkikaraağaç ilçesi ile çevrilidir. İlçenin denizden yüksekliği yaklaşık 3 bin 500 metreye kadar çıkar. İlçe; Batı Torosların, güneybatı-kuzeydoğu ve güneydoğu doğrultusunda sıkışarak birbiri içine girmesi sonucu meydana gelmiş bir üçgen içinde yer alır. Bu nedenle ilçe dağlık bir coğrafi yapıya sahiptir. Köprü Su ve Aksu Deresi ilçe sınırları içinden geçen iki akarsudur. İlçede iki havza mevcut olup, buna bağlı olarak da iki tür iklim vardır. 1926 yılına kadar varlık gösteren ilçeye ‘dağ-dağlık’ anlamına gelen ‘Cebel’ ismi verilir. 1938 yılında ise bölge insanın büyük şehirlerde sütçülük yapmaları nedeniyle ilçenin adı Sütçüler olarak değiştirilir. Eğirdir’e bağlı bir nahiye iken ilçe statüsü kazanan ilçenin, yüzölçümü bin 288 kilometrekaredir. Sütçüler ilçesi Isparta il merkezine 102 kilometre mesafededir.


Doğanın tarihle buluştuğu Isparta'da mutlaka görmeniz gereken birçok yer bulunuyor


Lavanta Vadisi

Keçiborlu ilçesi sınırları içinde yer alan Lavanta Vadisi, Türkiye’nin en önemli lavanta üretimi yapılan yerleri arasındadır. Isparta seyahatiniz sırasında sessiz, sakin, huzurlu bir ortama ihtiyaç duyarsanız, lavanta kokusunu içiniz çekebilir ve rahatlayabilirsiniz. Ayrıca Lavanta Vadisi’ sunduğu görsel şölenle güzel fotoğraflar çekebileceğiniz bir manzara yaratıyor.


Kovada Gölü

Eğirdir ilçesi sınırları içinde yer alan Kovada Gölü, çevresi yeşillikler ile kaplı doğal güzelliği ile ön plana çıkar. Gölün çevresinde zengin bitki örtüsü olması ve yüzlerce çeşit hayvan barındırması nedeniyle milli park ilan edilmiştir. Bölge güzellikleri bu sayede koruma altına alınmıştır. Kovada Gölü muhteşem manzarası ile seyahat listenizin başında yerini almalı.


Eğirdir Gölü

Eğirdir ilçe sınırları içinde yer alan Eğridir Gölü, Türkiye’nin dördüncü büyük tatlı su gölü olma özelliğine sahiptir. Kuzeygüney doğrultusunda 50 kilometre uzunluğa ve ortama 14 metre derinliğe sahip olan göl içinde Can Adası ve Yeşilada yer alır. Öte yandan Eğirdir Gölü ve çevresi; su sporları, balık avcılığı, rüzgar sörfü, yamaç paraşütü, kamp ve karavan turizmi, kuş gözlemciliği, yüzme ve trekking gibi spor dalları açısından son derece uygundur. Göl kıyısında yüzme ve su sporları yapılabilecek plajlar yer alır.


Yazılı Kanyon

Sütçüler ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta yer alan Yazılı Kanyon; yeşil tabiatı, doğal su kaynaklarıyla görülmeye değer güzelliklere sahiptir. Doğa harikası Yazılı Kanyon aynı zamanda birçok tarihi kalıntılara da evsahipliği yapıyor. Isparta ziyaretiniz sırasında güzel bir doğa yürüyüşü için Yazılı Kanyon Millî Parkı'nı mutlaka öneririz.


Adada Antik Kenti

Sütçüler ilçesine bağlı Sağrak Köyü'nde bulunan Adada Antik Kenti, savaşın ve dinin merkezi konumundadır. Türkiye'nin ayakta kalan en önemli antik kentlerin biri olma özelliğine sahip olan Adada Antik Kenti'nde çok sayıda tarihi yapı bulunur. Pisidia bölgesi kentlerinden biri olan Adada Antik kenti MÖ. 7000 yıllarından bu yana kayda değer bir kültür merkezi olmayı başardı. Çevresi çam ve ardıç ağaçları ile kaplı antik kent, özellikle Anadolu’nun önemli antik kentlerinden biridir.


Davraz Kayak Merkezi

İl merkezine yaklaşık 26 kilometre uzaklığında bulunan Davraz Kayak Merkezi, görüntüsü ile büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Göller yöresinde bulunan merkezde saatte 4 bin kişi ağırlanıyor. Bu da merkezin tercih edilirliği konusunda bir fikir veriyor.


Antiocheia Antik Kenti

Yalvaç ilçe merkezinin bir kilometre kuzeyinde Sultan Dağı'nın güney yamacındaki vadi üzerinde yer alan Antiocheia Antik Kenti, her yıl yerli ve yabancı birçok kişiyi ağırlıyor. En yüksek noktası bin 776 metre yüksekliğe sahip olan bir tepe üzerinde kurulu olan antik kentin, kuzeyinde ve güneybatı bölümünde Anthius Nehri geçer. Kentin ilk olarak Suriye Kralı Seleukos tarafından MÖ 312- 280 yıllarında kurulduğu tahmin ediliyor. Kent, İmparator Agustus zamanında Roma Kolonisine dönüştürüldü. Roma döneminde önemli bir statüye sahip olan kent aynı önemini Bizans döneminde de sürdürür. Helenistik dönemde yapılan ve yaklaşık üç kilometre uzunluğa sahip olan surlar ile çevrili olan kentin, üç giriş kapısı bulunur. Söz konusu antik kentte hali hazırda bulunan tarihi yapıları ise; kentin en etkileyici yapısı olan Agustus Tapınağı, Sütunlu Cadde, Tiberius alanı, İmparator Agustus’un onuruna dikilen heykel ve kabartmalar ile süslenen anıtsal giriş olarak sıralamak mümkündür. Yanı sıra Roma hamamı, tiyatro, stadium, su kemerleri, St. Paul Kilisesi ve toplantı binası da antik kentte ziyarete açık tarihi kalıntılar arasında yer alır.


Uluborlu Kalesi

Uluborlu ilçesinde Kapıdağı yamacında bin 200 metre yükseklikte yer alan Uluborlu Kalesi'nin çevresi kayalıklar ile çevrilidir. Kalenin kitabesi bulunmadığı için kim tarafından ne zaman yapıldığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Ancak, tarihçi uzmanlar MÖ. 4. Phrygler döneminde yapıldığını düşünüyor. İç ve dış kale olmak üzere iki bölümden oluşan kale, Selçuklu ve Hamitoğulları Beyliği zamanında onarılır. Hali hazırda kale içinde Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait tarihi kalıntılara rastlamak mümkündür.


Isparta Müzesi

İl merkezinde İstiklal Mahallesi Millet Caddesi üzerinde yer alan Isparta Müzesi, 2003 yılında hizmete açıldı. Müzede arkeoloji ve etnografik eserler sergileniyor. Müzenin arkeoloji salonunda; Isparta ilçeleri ve çevresinde bulunan ve ören yerlerinden elde edilen arkeolojik eserler bulunur. Etnografya salonunda ise; Isparta tarihini ve kültürünü yansıtan aydınlatma araçları, giysiler, işlemeler, takılar, tesbihler, kaplar, silahlar, mutfak eşyaları gibi objelere yer verilir. Müze içinde bulunan halı salonunda bölgeye ait geleneksel el dokumaları, halı ve kilimler sergilenir. Isparta Müzesini ziyaretiniz sırasında ön ve arka bahçelere çıktığınızda lahit, mezar stelleri, mezar taşları ve kitabeleri görebilirsiniz.


Gölcük Tabiat Parkı

İl merkezine 12 kilometre uzaklıkta Yakaören Köyünde yer alan Gölcük Tabiat Parkı, 1991 yılında tabiat parkı olarak tescillendi. Gölcük Tabiat Parkı Isparta ve yöre halkının günübirlik dinlenme, eğlenme ve spor ihtiyaçlarını karşılayan mekanlar arasında yer alıyor. Burada volkanik küllü tepeler ile çevrili bir göl yer alır. Gölün kıyısı piknik alanı olarak kullanılıyor. Söz konusu alanda bulunan restoranda veya kır gazinosunda sevdiklerinizle eğlenceli zaman geçirebilirsiniz. 1998 yılında Turizm Bakanlığı tarafından turizm merkezi ilan edilen göl ve çevresi Isparta'nın önemli turizm merkezleri arasında yer alıp, her yıl yerli ve yabancı turisti ağırlar.


Isparta deyince aklınıza sadece gül gelmesin...

Her ili özel ve güzel olan Türkiye'nin her kentinde farklı bir mutfak kültürü karşımıza çıkıyor. Ülkemizde Bursa deyince nasıl akıllara sadece İskender ya da şeftali gelmiyorsa, Isparta denildiğinde de sadece gül lokumu, gül reçeli gibi tatlar akıllara gelmesin. Mesela Isparta'da gül dışında meşhur olmuş o kadar çok lezzet bulunuyor ki... İşte bu lezzetlerin bazılarını sizin için derledik.


Yufka ekmeği

Orta boy bir tepsi büyüklüğünde açılan incecik yufkalar sacın üzerinde pişilir. Isparta'da eskilerden bu yana süren geleneğe göre, bu ekmekler yazlık ve kışlık olmak üzere yıl içinde tüketilmesi amacıyla hazırlanır. Özellikle elma yolumu, pancar çapası, pancar sökümü zamanlarından önce akraba ve komşular ile birlikte kalabalık şekilde yapılır.


Hamursuz

Yapımında unun yanı sıra; patates, tahin, çörek otu gibi malzemelerin kullanıldığı bu yemek çeşidi Yalvaç'ın meşhur hamur işlerinden biridir. Isparta ve çevresinde çay saatlerinin olmazsa olmazı kabul edilen hamursuz, altın günlerinde de bolca tüketilir.


Banak

Kalabalık varsa masada, muhakkak banak olur sofrada... Tercihe göre kuzu, koyun, dana etinden yapılan banak yemeğinde; etler ağır ağır pişer, tepsinin dibine pideler yetiştirilir. Yanına bir de pilav yapılan banak, yörenin en sevilen yemekleri arasında yer alır.


Gül şurubu

İçinde mis kokulu, pembe yapraklı gülün kullanıldığı gül şurubu; gülün beyaz, gelinciğin ise siyah dipleri kesilerek hazırlanır. Epeyde sabır isteyen gül şurubu ağzı kapalı bir kavanozda en az 1 ila 1.5 ay bekletilir.


Gül çayı

Gül memleketi olan Isparta'nın yemekleri arasında sadece gül şurubu bulunmuyor. Gülün bölgede çayı ve lokumu da yapılıyor. Kurutulmuş gül yaprakları demlenerek hazırlanan gül çayı; ister aniden gelen misafirlere, isterseniz de akşam çay keyfinizde tüketebileceğiniz bir tat.


Tatar

Tatar mantısının en büyük özelliği; hamur açıldıktan sonra küçük kareler halinde kesilmesi ve kurutulduktan sonra kullanılmasıdır. Pişirileceği zaman suda haşlanan ve sarımsaklı yoğurdun içine konulan tatar yemeğinin üzerine salçalı kızarmış tereyağı ve kıyma dökülür.


Dirgit

Daha çok diş hediyesi olarak çocukların ilk dişinin çıktığı zamanda yapılan bir yiyecek türü olan dirgit, farklı yörelerde bu yemeklerin tamamına diş buğdayı adı verilir. Isparta'da değişik olarak dirgitin yanına buğday, nohut ve fasulye haşlanır. Üzerine tuz veya şeker de eklenerek, tüketildiği gibi kuru yemişle birlikte de tüketilebilirsiniz.


Kültür ve sanat temalı festivallerle gezinizi renklendirebilirsiniz

Antik yapıları, dünyaca ünlü gülleri ve büyüleyici doğasıyla Isparta, Türkiye'nin kayda değer turizm merkezlerinden biridir. Tüm bunların yanı sıra şehir, festivalleriyle de öne çıkıyor. Kültür ve sanatın belirleyici olduğu festivallerle, Isparta’da harika zaman geçirebilirsiniz.


Eğridir Motosiklet Şenliği

İlk kez 2016 yılında düzenlenen Motosiklet Şenliği, Eğridir Belediyesi ve Türkiye Motosiklet Platformu tarafından organize edilen şenlik, dört gün sürüyor. Motosikletlilerin konvoy halinde kente gelip çadır kurmasıyla başlayan festivalin ikinci ve üçüncü gününde ise gündüz düzenlenen yarışmalar, gece verilen konserler etkinliğe renk katıyor. Muhteşem motosiklet gösterilerine sahne olan şenliğe katılım her geçen yıl artıyor.


Uluslararası Gül ve Halı Festivali

Dünya gül yağının yüzde 65’ini karşılayan Isparta'da, elbette gül festivali de yapılıyor. 2015 yılında Gönen ilçesinde düzenlenen Uluslararası Gül ve Halı Festivali, her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaya devam ediyor. Gül toplama etkinliği ile başlayan festival, gül ürünlerinin sergilendiği stantları gezen katılımcılara geleneksel yöntemlerle gül yağı çıkarma işleminin anlatıldığı üretime ve pazarlamaya yönelik etkinliklerle devam ediyor. Festival kapsamında düzenlenen konserlerin ardından sona eren festival, Isparta gülünün dünyaya tanıtılmasında aktif rol oynuyor.


Yalvaç Kültür, Turizm ve Sanat Festivali

Her yıl 25-30 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Yalvaç Kültür Turizm ve Sanat Festivali, adının hakkını veren festivallerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Birçok sanat dalından yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayan festivalde, sevdiklerinizle keyifli zaman geçirebilirsiniz. Sergiler, atölyeler, gezi turları, yarışmalar ve konserlerle renklenen festival, her yıl özellikle sanatseverleri ağırlıyor.


Dedegöl Şenlikleri

Eğirdir Turizm Tanıtma ve Doğa Sporları Derneği tarafından organize edilen Dedegöl Şenlikleri, Isparta ve çevre illerdeki doğa tutkunlarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Her yıl 19-21 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen festival, Melik Yaylası’nda katılımcıların kamp kurmasıyla başlar. Belediye tarafından dağıtılan kamp yemeğinin ardından katılımcılar; trekking ve dağ tırmanışı gibi etkinliklerle renklendiriliyor.

Isparta Gece Hayatı

Isparta Gece Hayatı


Üniversite gençliği, geceleri de hareketlendiriyor

Isparta’da gece hayatı eylül ve haziran ayları arasında hareketlenir. Şehirde bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi sayesinde şehirde öğrenci nüfusu her geçen yıl artıyor. Özellikle üniversite öğrencileri sayesinde şehrin gece hayatı da renkleniyor. Ama öğrenim dönemi tatile girdiğinde şehirdeki gece hayatının da ritmi düşüyor.


90’lı yıllarda açılan ve şehirde oldukça tanınan mekânlardan biri olan Kardelen Gazinosu, kentin en eski mekanlarından biri. Gecenizi Isparta merkezde geçirmek isterseniz, Barcelona Pub & Plus iyi bir seçenek olabilir. Burada dilerseniz canlı müzik eşliğinde sevdiklerinizle eğlenceli bir gece yaşayabilirsiniz. Kutlubey bölgesinde bulunan Eylül Türkü Evi, türkü severler için kentte ön plana çıkan mekanlar arasında yer alıyor. Daha çok Kafeler Caddesi olarak da bilinen ve Süleyman Demirel Caddesi etrafında birçok kafe bulabilirsiniz.

Sonuçları sırala:

Altıngöl Otel
Isparta Türkiye

görüşler

Göl manzaralı  olan otel Eğirdir'in rutubetsiz, muhteşem serin havasıyla , bozulmamış doğasıyla sizleri bekliyor.

ortalama fiyatı200 SEÇİN

Sirene Davras Hotel
Isparta Türkiye

görüşler

Isparta  Davraz bölgesinde bulunan tesis tam pansiyon konseptinde çalışmaktadır. Sirene Davras Hotel Isparta Havalimanı'na  50 km, Antalya Havaliman'na 120 km, Isparta şehir meerkezine ise 25 km uzaklıktadır.

ortalama fiyatı700 SEÇİN