TatilCity.NETTatilCity.NET

Van Gezi Rehberi

Van Gezi Rehberi

Van Gezi Rehberi

Yüzölçümü bakımından Türkiye’nin altıncı büyük ili olan Van, 1 milyon 100 bini aşkın nüfusuyla da bölgenin en büyük illeri arasında yer alır. Doğu Anadolu Bölgesi’nin volkanik dağlarla çevrili çukur bölümündeki Van Gölü’nün kıyısına 5 kilometre mesafede kurulan Van, deniz seviyesinden ortalama bin 725 metre yüksekliğe sahiptir. Ülkedeki en büyük göl olan Van Gölü’nun çevresinde, ilin sınırlarını oluşturan yüksek dağlar bulunur. Kuzeyinde Ağrı, Doğubeyazıt, Diyadin ve Hamur, batısında Van Gölü, Patnos, Adilcevaz, Tatvan ve Hizan, güneyinde Pervari, Hakkari, Beytüşebap ve Yüksekova bulunan Van, doğudan ise İran ile komşudur. Tarih, doğa, kültür ve kış turizmi açısından büyük bir potansiyeli bulunan Van’da, ayrıca deniz turizmi potansiyeli de yüksektir.

Van Gölü Havzası; hayat kaynağı...

Kara ikliminin görüldüğü Van’da kış ayları sert ve uzun sürer. İlin kimi yüksek kesimlerinde kış ayları, Van Gölü’nün etkisiyle biraz daha yumuşak yaşanır. Yaz ayları ise ilde kısmen yağışlı ve oldukça sıcak yaşanır. Van Gölü çevresi ve ildeki vadiler zengin bir bitki örtüsüne sahipken, dağlık bölgelerde çoğunlukla ağaç görülmez. Bozkır görünümündeki il topraklanın yüzde 70’i mera ve çayırlardan, kalan kısmı ise ekili alanlar, fundalık ve ormanlardan oluşur. İlin yüzölçümünün yüzde 30 civarındaki bir bölümünü oluşturan plato ve yaylalar, çoğunlukla dağların arasında bulunur. Doğuda bulunan Norduz yaylaları hayvancılık için oldukça elverişlidir, ayrıca Manda Dağı’nın etekleri, Ahda Dağı ile Erçek Gölü arasında ve Nacarabat Dağı'nın batısında yaylalar dikkat çeker. İldeki başlıca ovalar ise Van Ovası ve Erciş Ovası’dır. Hoşap Vadisi ve Mememdik Vadisi ovalara açılır. Van Gölü’nün yanı sıra ilde Erçek ve Keşiş olmak üzere iki göl daha vardır.
Zengin bir biyoçeşitliliğe sahip olan Van Gölü havzasında yaşayan en önemli türlerden birisi İnci kefalidir. Bunun yanı sıra Van yöresinde yaşayan Van Kedisi de dünyadaki nadir türlerden biridir. Bu kedinin gözleri birbirinden farklı renklere sahiptir. Ayrıca Edremit ilçe sınırları içinde bulunan Van Sazlığı, geniş bir fauna ve flora çeşitliliğine sahiptir. Bu bölgede bir tür balık, üç tür kurbağa, altı tür sürüngen, 185 tür kuş ve beş memeli olmak üzere 200 fauna unsuru ve 79 flora unsuru olduğu saptanmıştır. Van Gölü Havzası’nda genel olarak memeli, sürüngen, kanatlı, suda yaşayan ve dağda yaşayan çok farklı türlerde yaban hayvanı dikkat çeker.

Tarihi eski zamanlara dayanan  Van ilçeleri bir başka güzel...


Bahçesaray

Bahçesaray, Siirt’in Pervari ilçesine bağlı nahiye iken 1964’te Van’ın Gevaş ilçesine bağlanıp, daha sonra ise 1988 yılında ilçe yapılmıştır. Yüzölçümü 474 kilometrekare olan ilçenin rakımı bin 670 metredir. Van merkezine 110 kilometre mesafede olan ilçe, sert arazi ve doğa şartlarına sahiptir. Çevresi yüksek dağ ve tepelerle çevrilmiş olan ilçenin doğusunda Çatak, batısında Hizan, kuzeyinde Gevaş, güneyinde Pervari ilçeleri yer almaktadır.

Başkale

Başkale, 1910’da Van iline bağlı olan Hakkari Sancağı’nın merkezi konumundayken, Cumhuriyetin ilanından sonra Başkale ismini almış ve ilçe haline getirilmiştir. Urartu, Selçuklu ve Osmanlıların yerleşimine sahne olan ilçe, 2 Aralık 1915’ten sonra üç yıla yakın bir süre Ermenilerin işgalinde kalmış, ardından 2 Nisan 1918’de ordu ve milis kuvvetlerin zaferi üzerine yeniden vatan topraklarına dahil edilmiştir. Van kent merkezinin 112 kilometre güneydoğusunda, İspiriz Dağı eteklerinde kurulan ilçe, İran sınırına 20 kilometre uzaklıktadır. İlçenin kuzeyinde Özalp, güneyinde Hakkari, batısında Gürpınar, doğusunda da İran toprakları vardır. Yüzölçümü 2 bin 599 kilometrekare olan ilçenin rakımı 2 bin 460 metre yüksekliktedir. İlçenin önemli nehirleri Zap Suyu ve Karasu’dur.

Çaldıran

Çaldıran, 1987 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Çaldıran Ovası üzerine kurulan ilçenin deniz seviyesinden yüksekliği 2 bin 50 metre civarındadır. Van kent merkezine 113 kilometre uzaklıkta olan ilçe, Muradiye Şelalesi’ne yakın bir konumda yer alır. Avrupa’dan gelip İran’a devam eden transit yol üzerinde yer alır.

Çatak

Çatak, 1935 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. Doğusunda Gürpınar, batısında Bahçesaray ve Pervari, güneyinde Beytüşşebap, kuzeyinde Gevaş ilçeleri bulunur. İlçenin yüzölçümü 2 bin 200 kilometrekare, Van kent merkezine uzaklığı ise 86 kilometredir.

Edremit

Van merkeze bağlı bir bucakken, 1990 yılında ilçe statüsü verilen Edremit, doğuda merkez köyleri ve Gürpınar, batıda Van Gölü ve Gevaş, güneyde Gürpınar ve Gevaş, kuzeyde ise Van Gölü ile çevrilidir. Yüzölçümü 600 kilometrekare olan ilçenin rakımı bin 846 metredir. Van merkezden Gevaş ilçe sınırına kadar, Van Gölü kıyısında bir şerit boyunca devam eden yerleşime sahip Edremit, kent merkezine 18 kilometre uzaklıktadır.

Erciş

Erciş, ilk olarak 1071 yılında Türklerin Anadolu’ya gelişi üzerine bugünkü Çelebibağı kasabasının bulunduğu yere kurulmuştur. Van Gölü sularının yükselmesi nedeniyle ilçe, bugünkü yerine nakledilmiştir. Selçuklu, Karakoyunlu, Eyyubiler ve Osmanlı Devleti’nin egemenliğine geçen Erciş, 1914’te Rus işgaline uğramıştır. 1 Nisan 1918’de işgalden kurtarılan ilçenin yüzölçümü 2 bin 115 kilometrekaredir ve Van kent merkezine 100 kilometre mesafede bulunur. İlçe doğuda Muradiye, batıda Adilcevaz ve Patnos, kuzeyde Diyadin ve güneyde ise Van Gölü ile komşudur.

Gevaş

Tarihi Milattan Önce 5 binli yıllara kadar uzanan Gevaş ilçesi, 1054’e kadar farklı kavimlerin yerleşik olduğu bir merkez durumundadır. 1054’te Selçukluların egemenliğine giren ilçe, 1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Van Sancağı’na bağlı nahiye olmuştur. 1914 yılında Rus ve Ermeni işgaline uğrayan Gevaş, 31 Mart 1918’de Rus işgaline son verilmesi ile yeniden topraklarımıza dahil edilmiştir. Yüzölçümü 727 kilometrekare olan ilçenin deniz seviyesinden yüksekliği bin 750 metre dolayındadır. Gevaş, Güneydoğu Toroslar'ın uzantılarından biri olan Kavuşşahap dağlarının en yükseği Artos Dağı’nın eteğinde bulunur.

Gürpınar

Tarihi oldukça eskiye dayanan Gürpınar ilçesi, 1514’te Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Meydan Muharebesi sonrasında Safeviler’den alınmıştır. 1914’te başlayan Rus ve Ermeni işgalinden 1 Nisan 1918’de kurtarılan Gürpınar, 1936 yılında ilçe statüsüne kavuşturulmuştur. İlçenin doğusunda Başkale, batısında Gevaş, kuzeyinde Van kent merkezi ile Özalp, güneyinde Hakkari yer almaktadır. Van şehir merkezine 22 kilometre uzaklıkta bulunan ilçenin 4 bin 63 kilometrekare yüzölçümü vardır. Yüzölçümü olarak Türkiye’nin en büyük ilçesi konumunda bulunan Gürpınar, Kocaeli ve Rize illerinden alan bakımından daha büyük bir yer kaplamaktadır.

İpekyolu

İpekyolu ilçesi 12 Kasım 2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 6360 sayılı kanunla Van merkez ilçesinin ikiye bölünmesi sonucu kurulmuştur. 51 mahalleye sahip olan ilçenin nüfusu 300 bine yakındır. Van’da en çok ziyaret edilen tarihi eserler arasındaki Van Kalesi bu ilçede bulunur.

Muradiye

Muradiye ilçesi, Cumhuriyet dönemine değin Kandahar ve Bargiri ismiyle iki yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür. Cumhuriyet’ten sonra bu yerleşim yerlerinin birleştirilmesiyle Muradiye ismi verilen ilçe 1914 yılından beri ilçe statüsünü korumaktadır. İlçenin güneyinde Van kent merkezi ve Van Gölü, güneydoğusunda Özalp, kuzeyinde Çaldıran, batısında Van Gölü ve Erciş yer alır. Yüzölçümü bin 87 kilometrekare olan Muradiye ilçesi, ortalama bin 700 metre rakıma sahiptir. İlçenin Van şehir merkezine uzaklığı ise 82 kilometredir.

Özalp

1869’da Mahmudiye adıyla günümüzdeki Saray ilçe merkezinde kurulmuş olan Özalp, 1948 yılında halihazırdaki yerinde Özalp adıyla yeniden meydana getirilmiştir. Van’ın ikinci büyük ilçesi olan Özalp, Türkiye ve İran sınır kapısının yer aldığı Saray ilçesi ile Van kent merkezi arasındadır. Demiryolu ulaşımına sahip olan ilçenin doğusunda İran devleti ile Saray, batısında Van, kuzeyinde Muradiye ve Çaldıran, güneyinde ise Gürpınar yer alır. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 2 bin 100 metre olan ilçe, kent merkezine 63 kilometre mesafede bulunur.

Saray

Saray, 1869 yılında Mahmudiye ismiyle kurulup, 1948’den sonra Özalp ilçesine bağlı bucak merkezi statüsünde olmuştur. 1990 yılında ilçe yapılan Saray, Saray Ovası’nın yukarı bölümündedir. İlçenin doğusunda yer alan dağlar, İran ile sınırı meydana getirmektedir. Yüzölçümü bin 334 kilometrekare olan Saray ilçesinin kuzeyinde Çaldıran, kuzeybatısında Özalp, güneybatısında Van kent merkezi, güneyinde Gürpınar bulunur. İlçe, şehir merkezine 75 kilometre uzaklıktadır.

Tuşba

Tuşba ilçesi, 12 Kasım 2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul kabul edilen 6360 sayılı kanunla Van merkez ilçesinin ikiye bölünmesi sonucu oluşturulmuştur. Nüfus olarak Van’ın en büyük üçüncü ilçesi olan Tuşba, aynı zamanda Van’ın eski ismine de sahiptir. Yüzölçümü bin 427 kilometrekare olan ilçe, 67 mahalleye sahiptir ve nüfusu 150 bini aşkındır.

Van’a nasıl gidebilirsiniz?

Karayolu

Yüksekova ile Hakkari’nin bağlantısını kuran, ayrıca Yüksekova’dan İran ile bağlantı oluşturan yol, Gürpınar-Başkale üzerindedir ve Van’dan bu yola ulaşım oldukça kolaydır. Şehirlerarası toplu taşıma için kullanılan otobüs garı, Van kent merkezine 4 kilometre mesafede yer alır. Otobüs garına kent içi ulaşım araçlarıyla gidilebilir.

Demiryolu

Van’daki tren garı, kent merkezine 5 kilometre mesafede olup buraya şehir içi toplu ulaşım araçlarıyla gitmek oldukça kolaydır. Yurtiçi bağlantılarının yanı sıra Van-Tebriz ve Van-Tahran arasında demiryolu ile ulaşım mümkündür.

Havayolu

Van Ferit Melen Havalimanı kent merkezine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunur ve buraya ulaşım minibüslerle ve havayolu şirketlerinin servisleriyle sağlanır. THY’nin İstanbul’dan Van’a her gün iki sefer gidiş-geliş olmak üzere dört uçuşu mevcuttur. Anadolu Jet de Ankara Esenboğa Havaalanı’na günde karşılıklı olarak dört sefer gerçekleştirmektedir. Bunların yanı sıra İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus Havayolları’nın uçuşları vardır. Sun Express ise İzmir ve Antalya’ya seferler düzenlemektedir.

Van Gölü Ulaşımı

Van ve Tatvan istasyonu arasındaki demiryolu bağlantısı, Van Gölü üzerinden feribotla sağlanır. Karşılıklı olarak yük ve yolcu taşıyan feribotlar Van İskelesi ile Tatvan iskelesi arasında çalışır. Van’dan Tatvan’a feribot ile yolculuk dört saate yakın sürer. Öte yandan Van Gölü üzerindeki adalara turistik yolcu taşımacılığı da düzenlenmektedir.
Van Gezi Rehberi

Van Gezi Rehberi


Van’da doğa sporları hızla gelişiyor

Van, doğa sporları bakımından pek çok seçenek sunan illerden biridir. Van Gölü’nden dolayı su sporlarının yaygın olduğu ilde, ayrıca yamaç paraşütü, kayak, trekking, rafting gibi birçok seçenek mevcut.

Dalış

Van Gölü, son yıllarda dalış sporunda öne çıkmaya başlamıştır. Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın beşinci büyük gölü olan Van Gölü; Çarpanak, Akdamar Adası ve Adır Adası ile dalışa uygun ortamlar sunuyor.

Yamaç Paraşütü

Van’da yeni olan yamaç paraşütü son yıllarda daha çok ilgi çekmeye başlamıştır. Gevaş Abalı, Erek Dağı, Gören Dağı gibi yerler yamaç paraşütü için oldukça elverişli bölgelerdir. Yağış ve sert rüzgarlar olmadığı sürece her mevsimde bu spor yapılabilir. Van’da yapılan Gevaş Artos Dağı Tırmanış Festivali’ne katılan yamaç paraşütü pilotları, eşsiz bir manzarayla karşılaşırlar.

Kayak

Kış aylarının uzun ve karlı yaşandığı Gevaş ilçesinde Abalı Kayak Merkezi bulunur. Burada yalnızca kayak turizmi değil, profesyonel kayak sporu da yapılmaktadır. Pist eğimi, kar kalınlığı, kar kalitesi ve pist uzunluğu ile bu merkez, kısa sürede dünyaca ün kazanabilecek potansiyele sahiptir. Uluslararası organizayonlara ev sahipliği yapabilecek standartlara kavuşturulan Abalı Kayak Merkezi’nin Artos Dağı’ndan başlayan parkurunda Van Gölü’nün enfes manzarası da size eşlik eder.

Rafting

Türkiye'nin gizli cennetlerinden Van, son zamanlarda rafting tutkunlarının da ilgisini çekmeye başlamıştır. Özellikle Bahçesaray ilçesinde rafting yapmak her yıl daha çok tercih edilmektedir. Ayrıca Van’ın Çatak ilçesinden geçen Botan Çayı ve Çatak dereleri de rafting severlerin bu sporu heyecanla yaşadıkları yerlerdir.  
Van Gezi Rehberi

Van Gezi Rehberi


Urartular’dan günümüze büyüyen ve gelişen Van...

Tarih öncesi çağlardan bugüne pek çok medeniyetin izlerini taşıyan Van ve çevresinde, neolitik çağdan bu yana kültürler varlığını sürdürmüştür. Tilkitepe ve Dilkaya höyükleri ile kazılardan gün ışığına çıkarılan eserler, neolitik çağı işaret etmektedir. Van’ın ilk kez bir büyük bir medeniyet düzeyine çıkması Urartular dönemine rastlar. Urartulardan bugüne varlığını sürdüren çok sayıda kale, tapınak, kaya mezarı, suyolu ile başka tarihi eserler buna kanıt oluşturur. Van, Milattan Önce 6’ncı yüzyılda Urartuların yıkılmasıyla bin 500 yıl boyunca sessiz görünür. O sessiz dönemden bugüne, Van Kalesi’nin güney yüzündeki kayalıklara kazınmış pers yazıtı dışında kalan hiçbir kanıt yoktur. Bu veriler, bölgenin uzun bir süre yerleşime sahne olmadığını, sadece bir geçiş yeri olarak kullanıldığını göstermektedir. Ancak Milattan Sonra 8’inci yüzyıldan itibaren Vaspurakan Krallığı ile Van yeniden hayat bulmaya başlamıştır. Bunun en önemli kanıtı ise Akdamar Kilisesidir. Van yöresinde bulunan Hıristiyan mimarisine ait yapılar, o yıllardan beri yaygınlaşarak, bölgenin kültürel mirasına önemli bir katkı sunmuştur. Bölge 11’inci yüzyıldan itibaren de Türk akınlarına uğramış ve  Malazgirt Zaferi’yle birlikte Selçukluların egemenliğine girmiştir. Selçuklu’nun ardından Van bölgesine İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlı devlet ve hanedanları egemenlik kurmuşlardır. 1. Dünya Savaşı’nda ise Rusların istilası ve Ermenilerin ayaklanmasıyla zor günler geçiren Van, 2 Nisan 1918’de kurtarılmıştır. Cumhuriyet döneminde gelişmesini sürdüren Van, bugün itibarıyla Türkiye’nin en büyük illerinden biri haline gelmiştir.

Gizli cennet Van’ın gezilecek yerleri...


Van Kalesi

Kent merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan kale, Van Ovası’nda doğu-batı istikametinde uzanan kaya kütlesi üzerinde inşa edilmiştir. Üç bölümden oluşan Van Kalesi’nin kuzeyindeki çıkış yolu, batıdan doğuya doğru hafif rampa biçimindedir. Tuşpa ismiyle uzun zaman boyunca Urartu devletinin başkenti olan kale, Urartu Kralı I. Sarduri tarafından Milattan Önce 840-825 yılları arasında yapılmıştır. Urartular’dan kalma Madır Burcu, Analı-Kız Açık Hava Tapınağı, 1. Argişti, Kurucular, Menua ve II. Sarduri kaya mezarları, Bin Merdivenler ile ana kayaya oyulmuş sur duvar yatakları ve sur duvarları yer alan Van Kalesi’nde, Urartular'dan sonra Osmanlı'ya kadar Pers yazıtı dışında herhangi bir kalıntı bulunmamaktadır. Doğu kısmındaki sur ve kuleler, kale giriş kapısı, duvarları, Yukarı Kale, Süleyman Han Camii ve minaresi ile askeri amaçlı kerpiç ve taştan yapıları, Osmanlı zamanından günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Akdamar Kilisesi

Gevaş ilçesinin sınırları içinde bulunan Akdamar Adası'ndadır. Adanın güneydoğusuna inşa edilmiş olan kiliseyi, kutsal haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik, 915-921 arasında Keşiş Manuel'e yaptırmıştır. Kuzeydoğusunda yer alan şapel 1296-1336 arasında; batısında bulunan jamaton 1763 arasında; güneyinde yer alan çan kulesi ise 18’inci yüzyıl sonlarında eklenmiştir. Kuzeyinde bulunan şapelin tarihi ise belirlenememiştir. Saray kilisesi olarak inşa edilen bina, daha sonra manastır kilisesi haline getirilmiştir. Akdamar Kilisesi 2007 yılında restore edilerek, anıt müzeye dönüştürülmüştür. Mimari yapısının yanı sıra dış cephelerindeki figürlü taş plastiği ile de ilgi çeken kilise; merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca biçimli haç planıyla dikkat çekmektedir. Batı ve güneydeki birer kapıdan olmak üzere iki adet girişi bulunan kilise, sonraki zamanlarda etrafına eklenen yapılarla çevrilmiştir.

Hoşap Kalesi

Gürpınar’da, Van-Hakkari yolu üzerindeki Hoşap (Güzelsu)'da bulunur. Van'a 60 kilometre uzaklıkta bulunan kale, Gürpınar ilçe merkezine ise 40 kilometre mesafededir. İç kale ve bunun kuzeyindeki dış kaleden meydana gelen Hoşap Kalesi, Hoşap çayının kuzeybatısında sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerinde inşa edilmiştir. Tarihi Urartular’a kadar giden kale, 1643 yılında Osmanlı’ya bağlı Mahmudi beylerinin yaptırdığı haliyle bugüne kadar gelmiştir. Arazinin yapısına göre biçimlendirilen dış kale surları, doğu, kuzey ve batıdan dolanmaktadır. Batıdaki surları büyük oranda yıkılmış olan kalenin doğusundaki surlar kısmen varlığını sürdürmektedir.

Bartholomeus Kilisesi

Başkale’nin Albayrak köyünde yer alan kilise, Büyük Zap Vadisi’ne bakan bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. Jamatonu ile aynı zamanda yapılan kilisenin mimari ve süsleme özellikleri, 13 veya 14’üncü yüzyılları işaret etmektedir. Daha sonraları çeşitli onarımlar yapılan kilise, günümüze 17 ila 19’uncu yıllardaki haliyle gelmiştir. Kilise, doğu-batı boyunca uzanan dikdörtgen bir alan üzerindedir. Batı bölümün ortasında anıtsal bir giriş bulunmaktadır.

Hüsrev Paşa Camii

Hüsrev Paşa Camii, Eski Van'ın Ortakapı Mahallesi’nde yer alır. Medrese, türbe ve imaretten meydana gelen bir külliye içinde bulunan cami, kitabesine göre, Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından 1567 tarihinde inşa ettirilmiştir. Mimar Sinan'ın eserleri arasında sayılan cami ve çevresinde kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Planı kare şeklinde ve üzeri kubbeyle örtülü olan caminin kuzeyindeki beş gözlü son cemaat yeri bugüne kadar varlığını sürdürememiştir. Duvarlarında kesme taş, tromp ve kubbede tuğla ile inşa edilen yapının iç bölümünde, duvarları kaplayan çiniler bugün kalmamıştır.

Yedi Kilise

Van merkez Yukarı Bakraçlı mahallesinde bulunan bu manastır, Erek Dağı'nın eteklerinde inşa edilmiştir. Adındaki gibi yedi adet kilise olmayıp, iki grup halinde beş kilise, kiliseye ilave edilen bir jamatun, bir kütüphane ve bir çan kulesinden meydana gelir. Manastırı oluşturan en eski kilise St. Sophia, 8’inci yüzyılda yapılmıştır. İkincisi bugün yıkık durumda bulunan St. John Kilisesi’dir. Bugüne kadar varlığını sürdüren ikinci grup yapıların çekirdeğini ise 1003-1021 yıllarında yapılan Kutsal Meryem Ana Kilisesi meydana getirir.

Altınsaç Kilisesi

Altınsaç köyünde yer alan bu kilise, Van Gölü’ne bakan bir vadinin yamacına inşa edilmiştir. 13’üncü yüzyıldan önceyi işaret eden yapı, 1671 yılında onarılmış ve batısına bir jamatun ilave edilmiştir. Manastıra ait bölümlerin tamamı yıkılmış olsa da kilise bugüne kadar sağlam kalmıştır.

Travertenler

Başkale ilçesine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Dere İçi köyü yakınında yer alır. Oluşumu halen sürmekte olan bu travertenler, Akçalı Travertenleri olarak Van’ın doğal mirasları arasında kabul edilmektedir. Van’ı ziyaret eden herkesin bu mucizevi travertenleri görmesini öneririz.

Erçek Gölü Kuş Cenneti

Van Gölü’nün kardeşi olarak kabul edilen Erçek Gölü, en derin yeri 40 metre, ortalama derinliği ise 18.5 metre olan bir set gölüdür. Türkiye’de yaşayan 453 kuş türünün yarısı, Erçek Gölü Havzası’nda görülebilmektedir. Burada; başlıcaları Kılıçgaga, Büyük Cılbıt, Kara Boyunlu, Batağan, Angıt, Flamingo, Yaz Ördeği, Van Denizi Martısı olan yüzlerce kuş türü vardır. Burası aynı zamanda Flamingo gibi göçmen kuşların da önemli konaklama ve üreme bölgelerindendir. Kuş turizmi bakımından son derece dikkat çeken Erçek Gölü Havzası, kuş gözlemevleri ile meraklıların ilgisini çekmektedir.

Şeytan Köprüsü

Yaklaşık 15.5 metre uzunluk, 3 metre genişlik ve yerden 17 metre yükseklikte bulunan Şeytan Köprüsü, Van’ın Muradiye ilçesinde bulunur. 19’uncu yüzyılda yapılan köprü, Bend-i Mahi suyunun üzerine inşa edilmiştir. Oldukça dar yapılan köprünün, yörede yaşayanların sıkça düşmesine sebep olduğu söylenir. Bölgede anlatılan bir hikayeye göre, bir düğün alayı köprüden kanyona düşüp öldüğü için buraya Şeytan Köprüsü adı verilmiştir. Altında güçlü bir su akıntısı, üstünde de harika bir manzarası olan köprü, Muradiye Çağlayanı gibi turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.

Van mutfağının eşsiz lezzetlerinden seçtiklerimiz...


Keledoş

Bu yemeğin yapımında nohut, mercimek, akpancar ve bulgur kullanılır. Bunlar ayrı kaplarda su ile pişirildikten sonra soğan kavrulur ve içine kavurma eklenir. Haşlanan malzemeler eklenir, et suyu ilave edilir ve sürekli karıştırılarak pişmeye bırakılır. Ezilmiş olan kurut eklendikten sonra bir müddet daha pişirilerek, servis tabağına konulur. Tereyağı ve kırmızı biberli sos dökülür, yenmeye hazırdır.

Çiriş Mıhlası

Van’da ilkbahar aylarında dağlarda yeşeren çiriş, harika bir lezzete dönüşür. Büyük rağbet gören bu yemeğin, söz konusu bitkiden gelen kendine özgü bir kokusu vardır. Yemek yapılırken; bitki dipleri kesilerek ayıklandıktan sonra bol suda yıkanır ve doğranır. Olabildiğince kısık ateşte, kendi suyunda haşlanır.

Bulgur Aşı

Bu yemek; bulgur, kırmızı mercimek, dörde bölünmüş orta boy patatesler, tuz, pul biber, reyhan, arpacık soğanı ile elde edilir. Bir tencereye yağ bırakılır ve kavurma eklenerek bir iki karıştırılır. Kalan malzemeler ilave edildikten sonra yeterince su eklenerek pişmeye bırakılır.

Cılbır

Soğan doğrandıktan sonra pembeleşinceye kadar yağda kavrulur ve salça, tuz, pul biber eklenir. Yeterli miktarda su eklenip kaynatıldıktan sonra pirinç ilave edilir ve pişinceye kadar kaynatma sürer. Bir yandan da Kayganak hazırlandıktan sonra parçalanıp yemeğe eklenir. Tatlandırmak amacıyla bir tutam zeytirun eklenir, isteğe bağlı olarak kavurmalı olarak da yapılabilir. Tandır ekmeği, turp veya turşu ile birlikte nefis olur.

Yoğurtlu Yaprak Sarması

Kıyma, pirinç, yağ, soğan, salça, tuz, karabiber, pul biber karışımı harç oluşturulur ve sarılmaya hazır hale getirilmiş olan yaprakların içine konur. Çömlekte pişirilen yemek, servis sırasında üzerine eklenen sarımsaklı süzme yoğurt ile servis edilir.

Tuzlu Balık

Kızartılmadan evvel suda birkaç saat bekletilen balıklar, daha sonra süzgeçten geçirilir. Ardından kağıt havlu arasında suyu tamamen alınan balıklar, ateşte veya elektrikli ızgarada kızartılır, yanında ayran aşı ya da bulgur pilavıyla nefis olur.

Gizli cennet Van, festival şehri olmaya aday...

Doğal ve tarihi güzellikleriyle büyüleyici bir il olan Van, aynı zamanda festivalleriyle de dikkat çeker. Van’da her yıl yapılan ve büyük ilgi gören festivallerden bazılarını sizin için derledik.

Uluslararası İnci Kefali Göçü ve Sanat Festivali

Van’ın Erciş ilçesinde yapılan festival, Van Gölü’nde yaşayan İnci Kefali balığının adını taşır. Balığın üreme zamanında suyun tersine yüzerek göç etmesinin kutlandığı bu festival, her yıl mayıs ayının sonu ile haziran ayı başlarında düzenlenir.

Ercişli Emrah ile Selvi Kültür ve Sanat Festivali

Erciş’te yaşamış iki aşığın anıldığı bu festivalde; tarihi, doğal güzellikleri ve kültürel özellikleriyle Erciş’in değerinin korunması amaçlanmaktadır. Barışın ve kardeşliğin şehri olarak nitelendirilen ilçede her yıl haziran ayının ikinci haftası düzenlenen festival, renkli etkinliklere sahne olmaktadır.

Çatak Kanispi Ceviz, Bal, Alabalık ve Doğa Festivali

Van’ın Çatak ilçesinde ünlü olan alabalık ve cevizin yanı sıra doğa güzellikler ve otlu peynirin tanıtıldığı bu festivalde; sergiler, halk oyunu gösterileri ve rafting yarışmaları düzenlenir. Haziran ayının son haftası ve temmuz ayının ilk haftası yapılan festivalde konserler yoğun ilgi çekmektedir.

Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Şenliği

Van Devlet Tiyatrosu’nun ev sahipliğinde yapılan şenlikte, kentteki okulların birer tiyatro salonuna dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Eylül ayında yapılan etkinlikler ile çocukların anasınıfından liseye kadar tiyatro ile içe içe olması hedeflenmiştir.

Uluslararası Van Turizm Fuarı

Her yıl ekim ayında düzenlenen Uluslararası Van Turizm Fuarı ile şehrin dünya çapında tanıtılması amaçlanmıştır. Yerli ve yabancı konukların ağırlandığı fuarda çok sayıda etkinlik düzenlenir. Van Gölü ve Van Kedisi gibi kentin önemli değerleri bu fuarda ön plana çıkmaktadır.

Flamingo Festivali

Flamingoların en çok görüldüğü İpekyolu ilçesinde her yıl ekim ayında düzenlenen festival, Van Valiliği tarafından organize edilir. Flamingoların beslenme ve üreme amaçlı konakladıkları Erçek Gölü ve çevresi bu festivalde tanıtılır.
Van Gezi Rehberi

Van Gezi Rehberi


Gece hayatı son yıllarda gelişmeye başladı...

Güvenlik gibi sorunlardan dolayı uzun yıllar boyunca gece hayatının pek gelişmediği Van’da son zamanlarda bu konuda bazı hareketlilikler gözlenmektedir. Kentte son yıllarda faaliyete geçen pub, bar, meyhane ve diskotekler özellikle gençlerin ilgisini çekmektedir. Bunlardan başlıcaları Halay Türkü Bar, Nietzsche Bar, North Shield, Urartu Disco, Urartu Disco Club, One Club gibi mekanlardır.

Sonuçları sırala:

görüşler

Doubletree by Hilton Van; Van  şehir merkezinde farklı tipteki  94  odası ile misafirlerine konforu ve rahatlığı sunar. yılın 12 ayı acık olan  Otel;  Van şehir merkezine 10 Van havalimanı'na ise 2 km mesafededir.Tesis de  SPA merkezi, Türk hamamı, sauna ve masaj olanaklrı sizlerin rahatı için düşünülmüştür.

ortalama fiyatı400 SEÇİN