TatilCity.NETTatilCity.NET
Şifremi unuttum?

Beykoz Gezi Rehberi

Beykoz Gezi Rehberi

Beykoz Gezi Rehberi


İstanbul’un en güzel ilçelerinden biri olan Beykoz, boğazın en sakin doğasıyla ve yeşil örtüsüyle harika bir manzaraya sahiptir. Boğaz ile Karadeniz’in kucaklaşmasını temsil eden ilçe, Milattan Önce 700’lü yıllardan beri yerleşime sahne olmasına rağmen doğal güzelliklerini korumayı büyük oranda başarmıştır. Batısında İstanbul Boğazı, doğu ve kuzeydoğusunda Riva Deresi, kuzeyinde Karadeniz ve güneyinde Ümraniye ve Üsküdar ile komşu olan Beykoz, deniz seviyesinden başlayıp 240 metreye kadar yükselen rakıma sahiptir. İlçedeki engebeli araziyi Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri bölmüştür. Karadeniz ve Akdeniz arasında geçiş iklimine sahip olan Beykoz’da; kestane, meşe, ıhlamur, kızılağaç, gürgen, fındık ve kayın ağaçlarının meydana getirdiği doğal bir orman örtüsü vardır. İstanbul’un fethedilişinden önce, 1402’de Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan Beykoz, o dönem Amikos ismiyle anılıyordu. Daha sonraları Kocaeli Beyleri için ikametgah olan Beykoz, “Bey” hecesini bu yöneticilerden “koz” hecesini ise Farsça köy kelimesinden alıp “Beylerin Köyü” anlamına gelir. Geniş ormanları nedeniyle padişahların av sahası olan bölge, doğal yapısını uzun yıllar korumuştur.
Beykoz Gezilecek Yerler

Beykoz Gezilecek Yerler


Tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle Beykoz’un gezilecek yerleri...

Tarihi yalıları ile meşhur bir ilçe olan Beykoz’da, Anadolu Hisarı’ndan Yalıköy’e kadar çok sayıda yalı bulunur. İlçenin yüzde 60’ı ormanlık olup, bölgenin en güzel mesire yerleri ve dinlenme alanları buradadır. İstanbulluların en çok ilgi gösterdiği mesire alanları; Anadolu Kavağı, Poyrazköy, Riva, Ali Bahadır, Cumhuriyet Köyü, Değirmendere, Polonezköy ve Akbaba’dır. Turistlerin yoğun ilgi gösterdiği mekanlar arasında ise Anadolu Kavağı’ndaki balık restoranları vardır. Çok sayıda tarihi ve doğal esere ev sahipliği yapan Beykoz’da gezilebilecek yerleri sizin için derledik.

Anadolu Hisarı

İstanbul Boğazı ve Göksu Deresi’nin birleştiği bölgedeki yedi dönümlük alanı kapsayan Anadolu Hisarı Kalesi, bu semte de ismini vermiştir. İleri bir karakol olarak, Boğaz geçişlerini kontrol altında tutmak amacıyla Yıldırım Beyazıt’ın 1395’te inşa ettirdiği Anadolu Hisarı’nda, daha önceki dönemlere dair kalıntılar bulunmamıştır. Osmanlı kale mimarisine göre inşa edilen Anadolu Hisarı, kare planlı bir kule ile çevresindeki duvarlardan oluşur. Kale ilk yapıldığında, bulunduğu yer kayalık olduğundan deniz suları sur duvarlarına kadar geliyormuş. Ancak Göksu Deresi’nin taşıdığı alüvyonlar, sonraları arazi yapısını değiştirerek, kale duvarlarının çevresini doldurmuştur.

Abraham Paşa (Beykoz) Korusu

Beykoz Korusu olarak da bilinen Abraham Paşa Korusu, boğazın sırtlarında Beykoz merkeziyle Paşabahçe mahallesi arasında geniş bir alanı kapsar. Riva’ya kadar uzanan korunun yüzölçümü 28 hektara yakındır. Doğusunda doğal ormanlarla bütünleşen koru, Abraham Paşa döneminde Fransız bahçe uzmanlarınca düzenlenerek, içine köşkler, havuzlar ve kuşhaneler yapılmıştır. Türkiye’de yetişmeyen, yurtdışından getirilen egzotik bitki ve ağaçların da bulunduğu koruda, küçük bir tiyatro da inşa ettirilmiş, ancak bu tiyatro 1937 yılında çıkan yangında yok olmuştur.

Hidiv Kasrı

Çubuklu sırtlarına, 1907’de Mısır’ın son hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın yaptırdığı Hidiv Kasrı’nın mimarı İtalyan Delfo Seminati’dir. Yapıldığı zamanın popüler mimari akımına göre tasarlanan kasr, art nouveau stilini taşır. Avrupa'da dahi bilinen ünlü yapılardan biri olan Hidiv Kasrı, bin metrekare alan üzerinde muhteşem bir boğaz manzarası sunar. Binanın bir diğer özelliği ise İstanbul'un buharla çalışan ilk asansörlerinden birine sahip olmasıdır.

Küçüksu Kasrı

Göksü ile Küçüksu derelerinin arasında deniz kenarına yapılan Küçüksu Kasrı’nın yapımı 1857’de tamamlanmıştır. Sultan Abdülaziz döneminde, 1861-1876 yılları arasında kasrın cephe süslemeleri yenilenmiş ve çeşitlendirilmiştir. Üzerinde kabartmalar bulunan deniz tarafında, şadırvanlı küçük havuzunda ve merdivenlerinde batı motifleri ile süslenmiştir. Kıymetli sanat eserleriyle döşenen odalara ve salonlara Avrupa’dan getirilen mobilyalar konulmuştur.

Beykoz "Mecidiye" Kasrı

Beykoz’da bulunan bu tarihi kasır, Yalıköy’de Hünkâr İskelesi’nin güney kısmındadır. Batılılaşma dönemi mimarlığının örneklerinden biri olan kasrın inşası 1845’te Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa tarafından başlatılmıştır. Ancak paşanın vefatı üzerine oğlu tarafından 1854 yılında tamamlanmıştır. Padişah Sultan Abdülmecit'e hediye edilen kasrın iki katlı, simetrik bir yapısı vardır. İçinde bulunan küçük köşk, sıcak yaz aylarında serin ortamıyla dikkat çeker.

İshak Ağa Çeşmesi (Onçeşmeler)

Büyükşehirdeki en fazla su kaynağının bulunduğu Beykoz’da yer alan İshak Ağa Çeşmesi, ilçedeki en önemli çeşmedir. Yaklaşık 500 yıllık tarihi bulunan ve Mimar Sinan’ın eserleri arasında yer alan çeşme, Türk çeşme mimarisinin en güzel yapılarından biridir. Bugünkü mimarisine Gümrük Emini İshak Ağa tarafından 1746’da yapılan restorasyon sonucu gelen çeşme, birkaç defa restore edilmiştir. Üç sıra şeklinde, sekiz adet mermer sütunla sivri kemerler tarafından taşınan geniş saçaklı çatısı altında; 6 metre en, 8 metre boy ve 4 metre yüksekliğe sahip çeşme, önden yol seviyesinin altındadır.

Küçüksu Mihrişah Sultan Çeşmesi

Küçüksu Kasrı Çeşmesi olarak da bilinen Küçüksu Mihrişah Sultan Çeşmesi, Küçüksu Kasrı içinde bulunur. III. Selim’in annesi Mihrişah Sultan adına 1806’da inşa ettirdiği çeşmenin mimarı bilinmiyor. Boğaziçi resimlerinde en fazla tasvir edilen eserler arasında yer alan Küçüksu Kasrı Çeşmesi, bugüne kadar özgün yapısını korumayı başarmıştır. Barok ve ampir stilleri arasını yansıtan bu meydan çeşmesi, kareye yakın dikdörtgen bir plana sahiptir.

Yoros Kalesi

İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinin doğusunda yer alan Yoros Kalesi, Rumeli Kavağı’ndaki İmros Kalesi ile birlikte boğazı kontrol etmek için inşa edilmiştir. Anadolu Kavağı Kalesi ya da Ceneviz Kalesi ismiyle de anılan kalenin Ceneviz yapısı olduğu düşünülmesine rağmen, gerçekte Bizans yapısıdır. Kale, 14’üncü yüzyılın başlarında Şile Kalesi’yle birlikte Türklerin kontrolüne geçmiştir, ancak kısa süre sonra Cenevizliler kaleyi almıştır. 14’üncü yüzyılın sonlarında ise Osmanlılar kaleyi tekrar ele geçirmiştir.

Anadolu Hisarı Nişangahı

Anadolu Hisarı Nişangahı, 1811’de II. Mahmut adına yapılmıştır. Padişah kemankeşlerin başarılılarından olan II. Mahmut’un kırdığı rekorların anısına hatıra taşları dikilmişti. Menzil taşı da denilen bu taşlardan İstanbul genelinde 300'den fazla mevcuttu. Fakat büyük çoğunluğu bugüne kadar varlığını sürdürememiştir.

Anadolu Hisarı Namazgahı

Anadoluhisarı’nda bulunan bu namazgah, Yıldırım Beyazıt’ın 1396 yılında inşa ettirdiği Anadolu Hisarı Kalesi bitişiğinde bulunuyor. Fetih hazırlıkları sırasında Fatih Sultan Mehmet’in güçlendirip genişlettiği kalede, askerlerin ibadet etmesi için kullanılıyordu.

Yuşa Tepesi

İstanbul'da denize en yakın ve en yüksek tepe olan Yuşa, 200 metre yüksekliğe sahiptir. Bu tepede bulunan yapılar ile cami, 3. Osman'ın sadrazamlarından olan 28. Çelebizade Mehmet Sait Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Zaman içinde deprem ve yangınlarla harap olan bu yapılar, 1863’te Sultan Abdülaziz tarafından onartılmış ve bugüne kadar varlığını sürdürmüştür.

Riva Kalesi

Beykoz’un hem doğal hem de tarihi semtlerinden biri olan Riva, Riva Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü yerde bulunan kalesiyle de bilinir. Bizans zamanından kaldığı tahmin edilen Riva Kalesi’nin yapım tarihi tam olarak saptanamamıştır. Osmanlı zamanında Revan Kalesi ismiyle de bilinen kale, çeşitli dönemlerde onarım görmüştür.

Riva Plajları

İstanbul’da son yıllarda en çok tercih edilen plajlardan üçü Riva’da bulunur. Riva meydanda bulunan Riva Plajı, bunların en çok bilineni ve en büyüğüdür. Plajlardan bir diğeri ise Elmasburnu olup, çadır kiralayıp kamp da yapılabilen bu plaj jandarma karakolu yakınlarında yer alır. Son plaj olan Su Ürünleri Plajı ise diğer ikisinden daha küçüktür.

Beykoz’da nerede neler yenir?

Balıkları ile ünlü olan Beykoz’da mevsimine göre her türlü balığı lezzetle sunan çok sayıda restoran mevcuttur. Büyük kısmı Ağva’dan çıkarılan balıkları, deniz kenarındaki mekanlarda veya otel restoranlarında keyifle tüketebilirsiniz. Palamut, lüfer, çinekop, hamsi gibi nefis balıkları taze taze yiyebileceğiniz Beykoz’da, mezeler de oldukça lezzetlidir. Balığın yanı sıra Osmanlı ve Rum mutfağının lezzetlerini de sunan Beykoz restoranlarından Kanlıca’da olan bazı mekanları sizin için derledik.

İkinci Bahar

Kahvaltısı ve yemek çeşitleriyle Kanlıca’nın en popüler mekanlarından olan İkinci Bahar; çiçeklerinin yanı sıra mandalina ve limon ağaçları ile büyüleyici bir ortam sunuyor. Hünkar beğendi, kuzu tandır, etli ve vejetaryen güveç gibi lezzetleri tadabileceğiniz mekanda, oğlak fırın oldukça popülerdir. Mihrabat Caddesi’nde bulunan bu restoranı mutlaka öneririz.

Yakamoz Restaurant

Deniz kenarında, Kanlıca İskelesi’nin yanında bulunan Yakamoz Restaurant, önündeki balıkçı teknelerini izleyerek nefis balık yemeklerini yiyebileceğiniz harika bir mekan. Çipura, levrek ve hamsinin en güzel ızgarasının yapıldığı bu mekanda, kahvaltı servisi de mevcut. Serpme kahvaltıda Van otlu peyniri, Erzincan tulumu, paçanga böreği gibi lezzetleri de tadabilirsiniz. Mekanın ikinci katında harika bir manzara da sizi bekliyor.

A’jia Restaurant

Butik otel ve restoran olarak faaliyet sürdüren bu mekan, Beykoz’un en çok ilgi çeken yerlerinden biridir. Mekanda romantik bir ortamda akşam yemeğinizi yerken, bir evlilik teklifine şahit olabilirsiniz. Ahmet Rasim Paşa Yalısı’nda bulunan mekan, denize sıfır konumda olup harika bir manzara da sunar. Akdeniz mutfağı ağırlıklı olan restoranda; risotto, ravioli, braise stilinde kuzu incik, barbun fileto gibi lezzetler mevcut.

Köfteci Hamdi Baba

Beykoz’da lezzetli köfte yemek isteyenler için Kanlıca meydanında bulunan Köfteci Hamdi Baba’dan iyi bir seçenek yoktur. Özenle hazırlanan köfteleri Balıkesir ve Kırşehir’den gelen etlerden hazırlayan aşçılar, yanında közde domates ve biber ile sunmaktadır. Kanlıca ayranı ve piyazı da yanına eklediğinizde köfte yemenin hakkını vermiş olursunuz.

Cafe İsmailağa

Yoğurdu ile ünlü Kanlıca’da, bu lezzeti tatmak için en çok tercih edilen mekanlardan biri İskele Meydanı’nda bulunan Cafe İsmailağa’dır. Pudra şekerli, pekmezli, reçelli, ballı ya da dondurmalı yiyebileceğiniz Kandıra yoğurdunu burada mutlaka tatmanızı öneririz. Deniz kenarında sevimli bir mekan olan kafede, Kanlıca’nın tarihi kahvesini de içebilirsiniz. Kafede kahvaltı servisi de mevcut olup; ayrıca burger, sosisli, tost, köfte menüsü de var.

Ada Baro Bahçe

Kanlıca’da Hacı Muhittin Sokak’ta bulunan Ada Baro Bahçe, sakin bir ortamda yemek yemek isteyenler için biçilmiş kaftan. Burger, wrap, salata, makarna, fajita ve sac kavurma gibi çok sayıda alternatif sunan mekanda serpme kahvaltı hizmeti de veriliyor.

Çınaraltı Büfe

Kanlıca İskelesi’nin karşısında bulunan Çınaraltı Büfe’nin atmosferi oldukça etkileyici. Deniz kenarında bulunan bir çınarın altında çayını yudumlamak isteyenler için eşsiz bir mekan olan Çınaraltı Büfe, enfes Kanlıca yoğurdunun da tadılabileceği yerlerden biridir. Mekanda ayrıca köfte, menemen, hamburger, sosisli, tost gibi seçeneklere de sahipsiniz.
Beykoz Gece Hayatı

Beykoz Gece Hayatı


Beykoz’da gece hayatı pek çok seçenek sunuyor…

İstanbul’un Beykoz ilçesi gece hayatının hareketli olduğu yerlerden biridir. İlçe merkezi ve deniz kenarındaki semtler başta olmak üzere pek çok yerde bulunan eğlence mekanlarında, canlı müzik eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar eğlenmek mümkün. Beykoz’da gece hayatının en renkli olduğu mekanların bazılarını sizin için derledik.

Hayal Kahvesi Çubuklu

Çubuklu Burunbahçe’de bulunan Hayal Kahvesi Çubuklu’da canlı müzik eşliğinde renkli bir gece geçirebilirsiniz. Alternative Rock, pop, rock gibi müzik türlerinde canlı performansların sergilendiği bu mekanda içeceğinizi yudumlarken hoş vakit geçirebilirsiniz. Rezervasyon için tel: 0216 413 68 80

Clup 29

Beykoz Paşabahçe’de yer alan Clup 29 da ilçede güzel vakit geçirebileceğiniz mekanlardan biridir. Akşam saatlerinde oldukça hareketli olan mekanda canlı müzik eşliğinde yemeğinizi yiyebilir ve içeceğinizi yudumlayabilirsiniz. Rezervasyon için tel: 0216 322 28 29

My Moon Restaurant&Cafe

Beykoz’un en güzel kafe restoranlarından biri olan My Moon Restaurant&Cafe’de canlı müzik eşliğinde eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Rezervasyon için tel: 0216 460 13 73

Deep Blue Restaurant

Beykoz Yalıköy’de yer alan Deep Blue Restaurant, harika manzaraya sahip mekanlardan biri olarak öne çıkıyor. Canlı müzik eşliğinde içkinizi yudumlayabileceğiniz mekan Ahmet Mithat Caddesi’nde bulunuyor. Rezervasyon için tel: 0216 323 86 22

Paysage Restaurant

Beykoz’un Kanlıca semtinde yer alan Paysage Restaurant, cuma ve cumartesi günleri canlı müzik eşliğinde doyasıya eğlenilebilecek mekanlardan biri olarak tercih ediliyor. Hekimler Sitesi yolunda bulunan mekanda rezervasyon yapmak için 0216 322 00 77 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Beykonağı Cafe Et-Mangal

Beykoz’un Dedeoğlu Caddesi’nde yer alan Beykonağı Cafe de akşam saatlerinde canlı müzik hizmeti eşliğinde lezzetli yemekleri ve içecekleri ile sevilen mekanlar arasında yer alıyor. Çubuklu’daki mekanda rezervasyon yapmak istiyorsanız 0216 425 14 53 numaralı telefonu aramanız yeterli.
Beykoz’da bulunan diğer bazı eğlence mekanlarını ise şöyle sıralayabiliriz: Village Park Country Resort: Ayazma Mah. No: 19 Beykoz 0216 434 59 31, Sohbet Birahanesi: Cumhuriyet Cad. No: 2 Kanlıca 0216 389 97 78, Poyraz Sahil Balık Restaurant: Poyrazköyü Mendirek Yolu No: 103 Beykoz 0216 320 11 00