TatilCity.NETTatilCity.NET

Pamukkale Gezi Rehberi

Denizli Pamukkale Gezi Rehberi

Denizli Pamukkale Gezi Rehberi


Denizli’nin en büyük ilçesi konumunda olan Pamukkale, tarihi ve turistlik yapısıyla da dikkat çekiyor. Antik çağlardan bu yana birçok önemli kültüre ev sahipliği yapmış olan Pamukkale,  şifalı kaplıcaları ile de tanınan yerleşim yerlerimizden biridir. İçeriğinde kalsiyum oksit bulunan termal sulardan meydana gelen travertenleriyle ünlenen Pamukkale, dünyanın sayılı doğal yapılarındandır. Bu nedenle ‘Dünyanın Sekizinci Harikası’ olarak adlandıran Pamukkale, Türkiye’de mutlaka görülmesi gereken yerler arasındadır. Adını, pamuk gibi bembeyaz travertenlerin görüntüsünden Pamukkale ile iç içe olan antik kent Hierapolis ise, şehri kurucusu Bergama kralının karısı Hiera’ya atfen adlandırılmıştır.
Pamukkale, doğanın mucizevi oluşumlarının yanı sıra hayranlık ve ilgi uyandıran bir tarihe de ev sahipliği yapar. Denizli'nin 18 kilometre kuzeyinde bulunan ve jeolojik aktiviteler sonucu oluşan Pamukkale geziniz sırasında eşsiz manzaralara şahitlik yapacaksınız. 2300 yıldır sağlık ve şifa merkezi olarak nam salan Pamukkale'nin birbirinden etkileyici gezilecek yerleri vardır. Bu keşif dolu gezinizden sonra isterseniz yamaç paraşütü ve balon turu da yapabilirsiniz.

Denizli Pamukkale Turistik Rehber - Denizli Pamukkale Gezilecek Yerler - Denizli Pamukkale Yapılacak Şeyler
Denizli Pamukkale Gezilecek Yerler

Denizli Pamukkale Gezilecek Yerler


Pamukkale’de gezilecek yerleri sizin için derledik

Pamukkale'nin yüzlerce yıllık tarihi ve doğal güzelliklerini keşfe çıktığınızda elbette ilk görmeniz gereken yerler; öncelikle travertenlerdir. Travertenlerin de içinde bulunduğu Hierapolis Antik Kenti Kalıntıları, Antik Havuz veya Kleopatra Havuzu, Karahayıt Kaplıcaları, St. Philippe Martyrion Kilisesi, Natural Park, Laodikya Antik Kenti, Kaklık Mağarası ve Yeşildere Şelalesi gezilecek yerler arasında bulunuyor. Söz konusu bu yerleri detaylı bir şekilde sizler için derledik.

Pamukkale Travertenleri

Her yıl yerli ve yabancı birçok turisti ağırlayan Pamukkale Travertenleri, ülkemizin sahip olduğu en önemli doğal bir varlıklardır. Bu nedenle UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilen Pamukkale Travertenleri ve Hierapolis Antik Kenti, Denizli ilinin sembolleri haline gelmiştir. Çaldağı’nın güney eteklerinden gelen kalsiyum oksit içerikli sulardan oluşan bembeyaz travertenler eşsiz görüntüsü ve şifalı suları ile dünya genelinde bulunmayan doğal oluşumlardır. Travertenler, Menderes Nehri Vadisi’nde bulunur. Üzerinde birçok su kaynağı ve büyüklü küçüklü havuzun yer aldığı travertenler, bölgede bulunan kayaların çökmesi ve sıcak suların kayalara akması ile oluşmuştur. Travertenlerin beyaz renkte olmasının nedeni  ise termal suyun içinde bulunan minerallerin oksijen ile buluşup çökelmesidir.
Öte yandan 35 dereceden 100 dereceye kadar sıcaklığa sahip 17 adet sıcak su kaynağına sahip olan Pamukkale Travertenleri, sunduğu görsel zenginliği ile uzun yıllardır şifa dağıtmaktadır. Kalp rahatsızlıkları, romatizma, sindirim, solunum, dolaşım ve deri rahatsızlıklarına iyi geldiği ispatlanan suların yaklaşık 2 bin 300 yıldır şifa dağıttığı öngörülüyor. 14 bin yıl öncesine uzanan geçmişe sahip şifalı su kaynaklarının yamacına kurulan Hierapolis Antik Kenti ise ‘kutsal kent’ olarak bilinir.  Aynı zamanda birçok tapınak ve dinsel yapının yer aldığı tarihi bir yapıdır. Geç Helenistik ve Erken Hıristiyanlık döneminden birçok varlığa ev sahipliği yapan Hierapolis, deprem kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle birçok kez zarar görmüş ve yeniden inşa edilmiştir. Kültürel tarihi açısından birçok unsuru günümüze kadar taşımayı başaran Hierapolis Antik Kenti, insanlık tarihi açısından önemli bir mirasıdır.

Antik Havuz- Kleopatra Havuzu

Hierapolis Antik Kenti içindeki Antik Havuz, M.S. 7. yüzyılda meydana gelen bir depremle sütunlar yıkılmış ve içine termal suyun dolması sonucu bir çukur oluşmuştur. O dönemden bu yana çeşitli hastalıklar için şifa dağıtan havuz hastaların uğrak yeri olmuştur. Günümüzde de yaz kış ziyaretçi kabul eden havuzun güzelliği ve şifası dilden dile o kadar yayılmıştı ki, Kleopatra'nın da bu havuza geldiği rivayet edilir. Bu nedenle Kleopatra Havuzu olarak da bilinen havuz, bilirliğini halen korumaya devam ediyor. Termal suyun altında yatan yüzlerce yıllık tarihi kalıntılar içinde yüzmek ise yüzerek yüzyıllar öncesine yolculuk hissini uyandırıyor.  Antik Havuz'u görmek için Hierapolis, travertenlar ve havuzun bulunduğu alana ulaşmanız yeterlidir. Gezilecek bu eşsiz yerin aynı alanda bulunması ziyaretçiler açısından da büyük kolaylık sağlıyor. Müzekart ile giriş yapabildiğiniz alanda havuzda yüzmek isterseniz havuz girişinde kişi başı belli bir miktar ücret ödemeniz gerekiyor. Travertenlerin ve Antik Havuz'un açık olduğu saatler ise mevsime göre değişkenlik gösteriyor. Sabah saat 8.00'de açılan alan, nisan-ekim aylarında saat 21.00’de, ekim-mart ayları arasında ise saat 17.00'de kapanıyor.

Hierapolis Antik Kenti

M.Ö. II. yüzyıl başlarında Bergama kralı II. Eumenes tarafından kurulduğu bilinen Hierapolis Antik Kenti, içinde birçok dini yapı barındırır. Bu sebeple arkeoloji dünyasında ‘Kutsal Kent’ olarak adlandırılır. Pamukkale Travertenleri ile birlikte Dünya Mirası listesinde bulunan Hierapolis’te görülmeye değer başlıca yapıları ise; Frontinus Caddesi, Agora, Kuzey Bizans Kapısı, Güney Bizans Kapısı, Gymnasium, Tritonlu Çeşme Binası, tiyatro, surlar, Apollon Kutsal Alanı ve su kanalları şeklinde sıralamak mümkündür. Hierapolis Antik Kenti içinde yapılan arkeolojik kazılarında “Ploutonium Kutsal Alanı” yani “Cehennem Kapısı” da bulunmuştur. Başka bir deyişle antik dünyada “ölüler ülkesine geçiş kapısı” olan mağaranın girişi keşfedilmiştir. Hierapolis Kenti’nin kutsal sayılmasındaki en önemli neden ise, içinden termal suların ve kendisine yaklaşan canlıların ölümüne neden olan gaz olduğuna inanılmasıdır. Mağaranın taşıdığı bu özellikleri nedeniyle Tanrı Plouton ve eşi Persophone’nin egemen olduğu yeraltı dünyasının girişi olduğu düşünülür.

Natural Park

Pamukkale manzarasını uzaktan izlemek, gezmeye ara vererek biraz dinlenmek isteyenlerin uğrak noktası olan Natural Park, Pamukkale Örenyeri sınırları içinde yer alır. Pamukkale’nin muhteşem güzelliklerinden Hierapolis kalıntıları, antik havuz ve traverten ziyaretlerinden sonra bir şeyler atıştırmak, havuzda serinlemek ve bölgede zaman geçirilmesi için yapılan Natural Park’ta, aileniz ve sevdiklerinizle keyifli vakit geçirebilirsiniz. Ayrıca Natural Park, bölgede; düğün, nişan, kına gibi özel gecelerin organizasyonunda kullanılan bir alandır. Düğün organizasyonlarında havuz başı konsepti ile ziyaretçilerini ağırlayan Natural Park, dört mevsim hizmet veriyor. Göl Kafe'de isterseniz özel günlerinizde veya hafta sonlarınızda Pamukkale’nin eşsiz manzarasının seyrederek, anınızı keyiflendirebilirsiniz.
Geziniz sırasında ayrıca Natural Park içinde bulunan havuzlarda  şifalı çamurlardan da faydalanabilirsiniz. Natural Park'a Müze Kartı ile giriş yapabileceğiniz, parkta çok iyi zaman geçireceğinizi temin ediyoruz.

St. Philippe Martyrion Kilisesi

Pamukkale’nin en eski tarihi kalıntısı olarak kabul edilen St. Philippe Martyrion Kilisesi, Hierapolis Antik Kenti’nin biraz kuzeyinde bulunur. M.S. IV. veya V. Yüzyıllar arasında  yapıldığı düşünülen kiliseye adını veren kişi ise, İsa’nin 12 havarisinden biridir.  M.S. 80 yılında Hıristiyanlığı yaymak için bölgeye gelen St. Philippe, hedefine ulaşamadan öldürülür. Ölümünden sonra (M.S. 4. yüzyılın sonu 5. yüzyılın başlarında) Aziz Philippe’in anısına Martyrion’un inşa edildiği tahmin ediliyor. St. Philippe’in mezarının da bulunduğu bölge, her yıl yerli ve yabancı birçok turisti ağırlamaktadır. St. Philippe Martyrion Kilisesi, Pamukkale’de Ören Yeri içindeki Hierapolis antik yerleşim alanında görülmesi gereken kalıntılardandır. Hierapolis Kenti'nin tarihi ve önemi hakkında günümüze ışık tutan önemli yapılar içinde yer alır.

Karahayıt Kaplıcaları

Pamukkale’nin termal kaplıcalarının biri olan Karahayıt Kaplıcaları, birçok rahatsızlığa iyi gelmesinin yanı sıra içme suyu olarak da kullanılıyor. Demir minerali yoğunluğunun fazla olması nedeniyle döküldüğü yeri kırmızıya boyayan ve ‘Kızıl Su’ olarak da anılan Karahayıt Kaplıcaları, Pamukkale'nin aksine kızıl renkli çökeltilerden meydana gelir. Karahayıt suyunun bileşimi, Pamukkale termal sularına benzer ancak sıcaklığı daha yüksektir ve serbest karbondioksit oranı daha azdır. Üç farklı kaynaktan çıkan suların sıcaklıkları 420, 500 ve 560 dereceler arasında değişir. Birçok derde derman olan Karahayıt kırmızı suyu ve termal çamuru ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi görür. Çevresinde birçok kaplıca otellerinin de bulunduğu Karahayıt sindirim sistemi başta olmak üzere mide, bağırsak, karaciğer ve safra yolları hastalıklarına iyi geliyor.

Kaklık Mağarası

Denizli'nin Honaz ilçesinde yer alan Kaklık Mağarası, Pamukkale çevresindeki gezilecek yerler arasındadır. Damlataş, sarkıt ve dikitleriyle oldukça ilgi gören Kaklık Mağarası içinde de termal su ve travertenler vardır. İçindeki su renksiz, berrak ve kükürtlüdür. Kükürt içerikli olan termal suyun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir. Bu özellikleriyle eşsiz özelliklere sahip olan Kaklık Mağarası, "Küçük Pamukkale" veya "Mağara Pamukkale" adı ile tanınır. Kaklık Mağarası 2002 yılı itibarıyla turizme açılmış ve o tarihten bu yana yüzme havuzu, küçük bir amfi tiyatro, seyir alanları, kafeterya ve kameriyelerle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Laodikya Antik Kenti

‘Lykos'un kıyısındaki Laodikeia’ adıyla bilinen Laodikya Antik Kenti, M.Ö. 260'lı yıllarda kurulmuştur. Laodikya, MÖ. I. yüzyılda Anadolu'nun kayda değer kentlerinden biri konumundadır. Kentteki en büyük sanat eserleri bu döneme aittir. Romalılar da Laodikeia'ya oldukça önem vermişlerdir. Kıbyra Conventus'unun merkezi haline getirilen Antik Kent, M.S. 60 yılında meydana gelen büyük bir depremle yerle bir olmuştur. Kentten geriye; tiyatrolar, stadyum, gimnazyum, Anıtsal Çeşme ve kiliseler kalmıştır. Denizli'ye beş kilometre uzaklıkta olan bu etkileyici antik kent; Anadolu’nun en büyük stadyumu, tiyatrosu,  dört hamam kompleksi, beş agorası, beş nymphaeumu, iki anıtsal giriş kapısı, Bouleuterionu, tapınakları, Peristylli evleri, Latrina, kiliseleri ve anıtsal caddeleri Laodikya'nın zenginliklerini sergiler. Dört tarafı nekropol alanları ile çevrili olan antik kent, Hristiyanlık dünyasının bilinen en eski ve önemli kutsal yapılarındandır. Laodikya Kilisesi ise ayrıca bir hac kilisesi konumundadır.

Yeşildere Şelalesi

Pamukkale çevresindeki gezilecek yerlerin bir doğa harikası olduğunun kanıtı olan Yeşildere Şelalesi, Çal ilçesine bağlı Sakızcılar Köyü'ndedir. Şelaleye iki farklı yoldan ulaşabilirsiniz. Yenicekent yolu üzerinden daha kolay gidebileceğiniz şelale için yoldaki yön tabelalarına dikkat etmenizi tavsiye ediyoruz. Aksi takdirde şelalenin yer aldığı vadiyi baştan başa dolaşmak zorunda kalırsınız. Birinci derece SİT alanı ilan edilen Yeşildere Şelalesi, doğal güzelliği ile görülmesi gereken yerler arasındadır.  Su, yeşil bir kadife görünümü veren yosun örtüsüyle nefis bir manzara sunan şelalenin çevresinde piknik alanları ve alabalık restoranlarına rastlamanız mümkündür. Yaklaşık 30 metreden fazla yükseklikten dökülen sular, bol oksijenli yüzyıllık çınar ağaçlarıyla çevrilidir. Yeşildere Şelalesi’nde göreceğiniz yosun kaplı kayalar ve köpüklü sular size huzur ve dinginlik verecek. Pamukkale gezinize mutlaka eklemeniz gereken Yeşildere Şelalesi çevresinde piknik yapmadan dönmeyin.

Pamukkale’de her damağa uygun lezzet bulabilirsiniz

Pamukkale’nin hemen hemen her noktasında damak tadınıza uygun bol seçenekli kafe, restoran ve fast food restoranlarına rastlamanız mümkündür. Pamukkale yemekleri ve tatlıları Ege mutfağının en güzel örnekleridir. Pamukkale, Denizli içinde kalmasından dolayı yöresel yemekleriyle büyük benzerlik taşır. Denizli ve Pamukkale'ye geldiğinizde; Zafer gazozu, çiğ dolma, kuyu kebabı, Denizli usulü yaprak sarma ve katmer, börülce böreği, yen böreği, keşkek ve Denizli usulü tarhana çorbasının tadına bakmadan sakın dönmeyin. Mekân olarak ise size, kahvaltı için White House & Restoran - Cafe, Mehmet's Heaven, Kayaş Restaurant and Bar, Teras Restoran ve Yıldız Restoran’ı öneriyoruz. Özellikle vejetaryen ve doğallık bakımından ön plana çıkan söz konusu mekânlar, oldukça tercih edilen mekanların başında gelir. Assian Kitchen & Coffee farklı konsepti ve Asya yemekleri ile ön plana çıkar. Cadde Grill House, Pamukkale Restoran, Somunarası, Yörük Sofrası’na uğrayabilirsiniz. Tabea, Alida Restoran ve Beyrani Kebap özellikle akşam yemeği için idealdir. Atıştırmalık olarak ise; Efes İzmir Kumru & Kumpir'i Ala, Pidenizli Pide ve Pizza, Ayhan Büfe, Safir Bahçe, Antik Restoran da mükemmel seçenekler arasındadır. Denizli ve Pamukkale civarındaki mekânlar Türk, Akdeniz ve Dünya mutfağı için aradığınız birçok lezzeti bir arada sunan niteliktedir.  Size özel zengin menüleri, birbirinden lezzetli yemek ve tatlarıyla ziyaretçilerini bekliyor.
Denizli Pamukkale Gece Hayatı

Denizli Pamukkale Gece Hayatı


Pamukkale’de yorgunluğunuzu atmaya hazır mısınız?

Gece hayatının çok da aktif olmadığı Pamukkale’de en hareketli akşamlar Çamlık'ta yaşanıyor. Eğlence ve gece hayatın kalbinin attığı Çamlık caddelerinde birçok restoran, kafe ve eğlence merkezi bulmanız mümkündür. Ünlü yerli ve yabancı restoran ile kahve markalarının şubelerinin de bulunduğu Çamlık, haftanın her günü kalabalık ve canlıdır.
Denizli'de sayabileceğimiz eğlence mekanları arasında Imagine Bar, Pasha Disco, Baron Gece Kulübü, Jazz Rock Bar, Keyif Bar, Taçev Cafe, The Smoke Bar bulunur. Yanı sıra Denizli'de bulunan AVM'lerde de keyifli vakit geçirebilirsiniz.  Teras Park AVM içindeki Black Jack Cafe Bar bunlardan biri konumundadır. Bar ve kulüplerin dışında canlı müzik yapan çeşitli mekanlar da bulabileceğiniz Denizli’de Woops Cafe & Restaurant’ta haftanın yedi günü canlı müzik dinleyebilirsiniz.  Aynı zamanda Türk ve dünya mutfağından oluşan zengin menüsüyle hizmet veren mekanda içkinizi yudumlarken birbirinden lezzetli yemekleri de tadabilirsiniz.